Kimsenin omzuna koyamazken başımı,her zamanki gibi yastığıma koydum dün gece.Hiç büyümek istemeyen inatçı kızın masum hayallerine sarılarak ağladım iki gözüm iki çeşme.. Zaman bıkmadan usanmadan ninnisini söylerken bana ''tik tak tik tak tik tak'' biliyorum ki sığınabileceğim tek yer çocukluğum.Tekrarımı yaşıyorum her gece.Ve sabahları hayatla boğaz boğaza uyanıyorum.Kimse aramasın,bir şey sormasın,görmesin,özlemesin,kapımı çalmasın istiyorum.Takatim yok karşılık vermeye..
Yorgunum..
Çok yorgunum..
Neler oluyor bana?
Yorgunum ve yataktan çıkmak istemiyorum bu sabah..
Yoksa içimdeki ışık mı sönüyor ya da bir yerlere mi gidiyor ardında hiç iz bırakmadan..
Aşk acısı çekecek kadar büyümüşüm müyüm acaba,hayatı anlamakla geçip giderken zaman..
Yağmur başlıyor,yağdığını cama vuran yağmurun elleri haber veriyor.Perdelerim sıkı sıkıya kapalı göremiyorum hüzünlü damlaları.Yağmurla birlikte ağlamaya başlıyorum, hıçkırıklarım bastırıyor cama vuran ellerin sesini..
Telefonum çalıyor en beklemediğim anda.Hıçkırıklarımı yutkunup tek kelime bile etmeden sessizce açıyorum..
Hiç tanı(ya)madığım bir adam :
''Yağmur yağıyor,demek yine üzüldün sen..'' diyor bana yeryüzünün en tanıdık sesiyle..
''Taştan bozma da olsa bir kalbin olsun isterdim'' demek geliyor içimden cevap olarak ama susuyorum.Sessizliğim devam ediyor bir süre daha ve telefonu kapatıyorum..
Telefonu kapatmamla üşümeye başlıyorum ansızın.Üşüyorum ve hasta hissediyorum kendimi.En çok da kalbim üşüyor sanki.Penceremi açıp Keşke onu sol göğsümün altından söküp atacak gücüm olsa diye haykırmak,aklıma gelenleri bir bir söylemek geliyor içimden yağmura inat.Taburcu olamayacak hastalar gibi hissediyorum.Küçük parçalar kolay kırılmaz derken kalbim kırılıyor toparlayamıyorum.Ben bu saatten sonra hizaya gelsem ne olur,gelmesem ..
Kalbimin içine koyup kapatıyorum acılarımı..