Orjinalini görmek için tıklayınız: Atasözleri

  1. Boş torba ile at tutulmaz (Boş torbaya eşek gelmez).
  2. Ziyan olan koyunun kuyruğu yağlı olur.
  3. Bilen bilir, bilmeyen aslı var sanır.
  4. Açık yaraya tuz ekilmez.
  5. Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin.
  6. Acıkmış kudurmuştan beterdir.
  7. Cahil adam meyve vermeyen ağaca benzer.
  8. Cahilin dostluğundan, alimin düşmanlığı iyidir.
  9. Açık yerde tepecik kendini dağ sanır.
  10. Aba zamanı yaba , yaba zamanı aba alınır.
  11. 2150 Yılı Atasözleri
  12. sahte dostlr[tabi onlara dost denirse]
  13. düz eşeğe ters binen,sonra inip tekrar binen
  14. Tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak durur.
  15. Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.
  16. Tatlı ye, tatlı söyle (konuş).
  17. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
  18. Taşıma (dökme) su ile değirmen dönmez.
  19. Taş düştüğü yerde ağırdır (Taş yerinde ağırdır).
  20. Taşa çıkan keçinin, ağaca çıkan oğlağı olur.
  21. Tarlaya saban, sürüye çoban.
  22. Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz.
  23. Tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın.
  24. Tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır.
  25. Şöhret afettir.
  26. Şimşek çakmadan gök gürlemez.
  27. Şeytanla kabak ekenin, kabak başına patlar.
  28. Şeytanın dostluğu darağacına kadardır.
  29. Şeriatın kestiği parmak acımaz.
  30. Şap ile şeker bir değil.
  31. Şakanın sonu kakadır.
  32. Şahin, sinek avlamaz.
  33. Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer.
  34. Sürüden ayrılanı (ayrılan kuzuyu, koyunu) kurt kapar (yer).
  35. Sükût ikrardan gelir.
  36. Suyun yavaş akanından, insanın yere bakanından kork.
  37. Su uyur, düşman uyumaz.
  38. Su testisi su yolunda kırılır.
  39. Su küçüğün, söz (sofra) büyüğün.
  40. Su bulununca (görülünce) teyemmüm bozulur.
  41. Su bulanmayınca durulmaz.
  42. Su akarken testiyi doldurmalı.
  43. Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir.
  44. Sözünü bil, pişir; ağzında der, devşir.
  45. Söz gümüşse, sükût altındır.
  46. Söz ağızdan çıkar.
  47. Söyleyenden dinleyen arif gerek.
  48. Sorma kişinin aslını, sohbetinden bellidir.
  49. Sora sora Bağdat bulunur.
  50. Soran yanılmamış.
  51. Sonradan gelen devlet, devlet değildir.
  52. Son pişmanlık fayda vermez.
  53. Sona kalan dona kalır.
  54. Soğanın acısını yiyen bilmez doğrayan bilir.
  55. Sinek pekmezciyi tanır.
  56. Sinek küçüktür ama mide bulandırır.
  57. Sıçan geçer yol olur.
  58. Sıçan çıktığı deliği bilir.
  59. Seyrek git sen (sıkça varma) dostuna, kalksın ayak üstüne.
  60. Sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur.
  61. Sermayen bir yumurta ise taşa çal.
  62. Serçeden korkan darı ekmez.
  63. Sen işten korkma, iş senden korksun.
  64. Sen işlersen mal işler, insan öyle genişler.
  65. Sen ağa, ben ağa; bu ineği kim sağa?
  66. Sel gider kum kalır (kişi ettiğini bulur).
  67. Sebepsiz kuş bile uçmaz.
  68. Sayılı koyunu kurt kapmaz.
  69. Sayılı gün tez geçer.
  70. Sarımsağı gelin etmişler, kırk gün kokusu çıkmamış.
  71. Sana vereyim bir öğüt: Kendin ununu kendin öğüt.
  72. Sanatını ustadan öğrenmeyen (görmeyen) öğrenemez.
  73. Sana taşla vurana, sen aşla vur (dokun).
  74. Sanat altın bileziktir.
  75. Sakla samanı, gelir zamanı.
  76. Sakınılan göze çöp batar.
  77. Sağlık, varlıktan yeğdir.
  78. Sağır işitmez, uydurur (yakıştırır).
  79. Sağ elinin verdiğini sol elin görmesin.
  80. Sağ baş yastık istemez.
  81. Sefa ile yenen cefa ile kazanılır.
  82. Sadık dost akrabadan yeğdir.
  83. Saçın ak mı kara mı, önüne düşünce görürsün.
  84. Sabrın sonu selâmettir
  85. Sabreyle işine, hayır gelsin başına.
  86. Sabreden derviş, muradına ermiş.
  87. Sabır acı ise de (acıdır) meyvesi tatlıdır.
  88. Sabah ola, hayır ola (gele).
  89. Rüzgârın önüne düşmeyen yorulur.
  90. Rüzgâr esmeyince yaprak kıpırdamaz (dal oynamaz).
  91. Rüzgâr eken, fırtına biçer.
  92. Rüzgâra tüküren kendi yüzüne tükürür
  93. Rüşvet kapıdan girince iman bacadan çıkar.
  94. Ramazanda yalan söyleyenin (oruç yiyenin) bayramda yüzü kara olur.
  95. Püf demeye dudak ister
  96. Pilâvdan dönenin kaşığı kırılsın.
  97. Pilâv yiyen, kaşığını yanında (belinde) taşır
  98. Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.
  99. Parayı veren düdüğü çalar.
  100. Para parayı çeker.
  101. Paranın yüzü sıcaktır.
  102. Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz (bilinmez).
  103. Papaz her gün pilâv yemez.
  104. Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar.
  105. Öpülecek el ısırılmaz.
  106. Önce düşün, sonra söyle.
  107. Önce can, sonra canan.
  108. Ölüm ile öç alınmaz.
  109. Ölüm kalım (dirim) bizim için.
  110. Ölmüş eşek, kurttan korkmaz.
  111. Ölenle ölünmez.
  112. Öküze boynuzu yük değil.
  113. Öfkeyle kalkan, zararla (ziyanla) oturur.
  114. Ödünç güle güle gider, ağlaya ağlaya gelir.
  115. Oynamasını bilmeyen gelin yerim dar demiş.
  116. Oturduğu ahır sekisi, çağırdığı İstanbul türküsü.
  117. Otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır.
  118. Otu çek, köküne bak.
  119. Osmanlı`nın ayağı üzengide gerek.
  120. Ortak (kuma) gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş.
  121. Olsa ile bulsayı ekmişler, hiç bitmiş (yel ile yuf bitmiş).
  122. Olan dört bağlar, olmayan dert bağlar.
  123. Olacakla öleceğe çare bulunmaz.
  124. Oduncunun gözü omçada, dilencinin gözü çömçede.
  125. Niyet hayır, akıbet hayır (selâmet).
  126. Nisan yağmuru altın araba, gümüş tekerlek.
  127. Nikâhta keramet vardır.
  128. Ne yavuz (azgın) ol asıl, ne yavaş (şaşkın, miskin) ol basıl.
  129. Ne verirsen elinle, o gider seninle.
  130. Nerde hareket, orda bereket.
  131. Nerde birlik, orda dirlik.
  132. Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.
  133. Ne karanlıkta yat, ne kara düş gör.
  134. Ne ekersen onu biçersin.
  135. Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına.
  136. Namaza meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz.
  137. Mürüvvete endaze olmaz.
  138. Mühür kimde ise Süleyman odur.
  139. Mum dibine ışık vermez.
  140. Muhabbet iki baştan.
  141. Misafir üç gün misafirdir.
  142. Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer.
  143. Misafir on kısmetle gelir; birini yer dokuzunu bırakır.
  144. Misafir kısmeti ile gelir.
  145. Mirî malı balık kılçığıdır, yutulmaz.
  146. Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
  147. Mızrak çuvala sığmaz (girmez).
  148. Meyveli ağacı taşlarlar.
  149. Mescide gerek olan meyhaneye haramdır.
  150. Mermer iyi taştan, iyilik iki baştan.
  151. Merhametten maraz doğar.
  152. Mazlumun âhı, indirir şahı (yerde kalmaz).
  153. Mayasız yoğurt çalınmaz (tutmaz).
  154. Maşa varken elini ateşe sokma.
  155. Mart`ta yağmaz, Nisan`da dinmezse sabanlar altın olur.
  156. Mart kapıdan baktırır, kazma-kürek yaktırır.
  157. Mal canın yongasıdır.
  158. Mal bulunur, can bulunmaz.
  159. Mahkeme kadıya mülk değil.
  160. Lokma çiğnenmeden yutulmaz.
  161. Lodosun gözü yaşlı olur.
  162. Leyleğin ömrü laklakla geçer.
  163. Lâtife lâtif gerek.
  164. Lâf torbaya girmez.
  165. Lâfla peynir gemisi yürümez.
  166. Kürkçünün kürkü olmaz, börkçünün börkü.
  167. Küçük suda büyük balık olmaz.
  168. Kuzguna yavrusu güzel (anka) görünür.
  169. Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
  170. Kurunun yanında yaş da yanar.
  171. Kuru lâf karın doyurmaz.
  172. Kurt tüyünü (köyünü) değiştirir, huyunu değiştirmez.
  173. Kurt kocayınca köpeklere maskara olur.
  174. Kurt dumanlı havayı sever.
  175. Kurda, Neden boynun (ensen) kalın? demişler; İşimi kendim görürüm de ondan demiş
  176. Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez.
  177. Kul hatasız (kusursuz) olmaz.
  178. Kul azmayınca Hak yazmaz.
  179. Kötü söyleme eşine, ağu katar-aşına.
  180. Kötülük her kişinin kârı, iyilik er kişinin kârı.
  181. Kötü komşu insanı (adamı) hacet sahibi eder.
  182. Körle yatan şaşı kalkar (İtle yatan bitle kalkar).
  183. Körler memleketinde şaşılar padişah olur.
  184. Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler.
  185. Köpeksiz sürüye (köye) kurt dalar (iner).
  186. Köpek sahibini ısırmaz.
  187. Köpek ekmek veren kapıyı tanır.
  188. Köpeğe gem vurma kendisini at sanır.
  189. Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler.
  190. Korkunun ecele faydası yoktur.
  191. Korkulu rüya (düş) görmektense uyanık yatmak yeğdir (hayırlıdır).
  192. Korku dağları bekletir.
  193. Kork Allah`tan korkmayandan.
  194. Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
  195. Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
  196. Koça boynuzu yük değil.
  197. Kimsenin âhı kimsede kalmaz.
  198. Kimseden kimseye hayır yok (gelmez).
  199. Kimse ayranım (yoğurdum) ekşi demez.
  200. Kiminin parası, kiminin duası.
  201. Kimi köprü bulamaz geçmeye, kimi su bulamaz içmeye.
  202. Kızını dövmeyen, dizini döver.
  203. Kızı gönlüne (keyfine) bırakırsan ya davulcuya varır, ya zurnacıya.
  204. Kısmetinde ne varsa kaşığına o çıkar.
  205. Kırk yıllık Kâni, olur mu Yani.
  206. Kırkından sonra azanı teneşir paklar.
  207. Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan.
  208. Kılıç kınını kesmez.
  209. Kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz.
  210. Keskin sirke küpüne (kabına) zarar verir.
  211. Kesilen baş yerine konmaz.
  212. Kendi düşen ağlamaz.
  213. Kem göz, kalp akçe sahibinindir.
  214. Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur.
  215. Kelin ilâcı olsa başına sürer.
  216. Kele, köseden yardım gelmez.
  217. Kedi uzanamadığı (yetişemediği) ciğere pis (murdar) der.
  218. Kedinin boynuna ciğer asılmaz.
  219. Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur.
  220. Keçi nereye çıkarsa oğlağı da oraya çıkar.
  221. Keçi can derdinde, kasap yağ derdinde.
  222. Kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu.
  223. Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.
  224. Kazanmayanın kazanı kaynamaz.
  225. Kaza geliyorum demez.
  226. Kaynayan kazan kapak tutmaz.
  227. Katıra baban kim? demişler, dayım attır demiş.
  228. Kâr, zararın kardeşidir (ortağıdır).
  229. Kartala bir ok değmiş, o da kendi yeleğinden.
  230. Karga yavrusuna bakmış, benim ak-pak evlâdım demiş.
  231. Karga, kekliği taklit edeyim demiş; kendi yürüyüşünü şaşırmış.
  232. Kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış.
  233. Kardeş kardeşi atmış, yar başında tutmuş.
  234. Karaya sabun, deliye öğüt neylesin.
  235. Kara haber tez duyulur.
  236. Kanı kanla yumazlar, kanı su ile yurlar.
  237. Kanatsız kuş uçmaz (olmaz).
  238. Kanaat gibi devlet olmaz.
  239. Kalp kalbe karşıdır.
  240. Kalıp kıyafetle adam, adam olmaz.
  241. Kalaylı bakır küflenmez.
  242. Kaçanın anası ağlamamış.
  243. Kaçan balık büyük olur.
  244. İyi olacak hastanın hekim ayağına gelir.
  245. İyilik (muhabbet) iki baştan.
  246. İyilik et, denize at, balık bilmezse Hâlik bilir.
  247. İyilik eden iyilik bulur.
  248. İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı.
  249. İyi evlât babayı vezir, kötüsü rezil eder.
  250. İt ürür, kervan yürür.
  251. İtle yatan bitle kalkar.
  252. İtle çuvala girilmez.
  253. İt itin ayağına (kuyruğuna) basmaz.
  254. İtin (köpeğin) duası kabul olunsaydı gökten kemik yağardı.
  255. İt derisinden post olmaz.
  256. İşten artmaz, dişten artar.
  257. İş olacağına varır.
  258. İşleyen demir ışıldar (pas tutmaz).
  259. İş insanın aynasıdır.
  260. İşine hor bakan (sanatını hor gören) boynuna torba takar.
  261. İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü.
  262. İslam`ın şartı beş, altıncısı insaf demişler.
  263. İp inceldiği yerden kopar.
  264. İnsan yedisinde ne ise, yetmişinde de odur.
  265. İnsanoğlu çiğ süt emmiş.
  266. İnsan insanın (adam adamın) şeytanıdır.
  267. İnsan göre göre, hayvan süre süre (alışır).
  268. İnsan doğduğu yerde değil, doyduğu yerde.
  269. İnsan beşer, kuldur şaşar.
  270. İki ölç, bir biç.
  271. İki karpuz bir koltuğa sığmaz.
  272. İki el bir baş içindir.
  273. İki dinle (bin işit) bir söyle.
  274. İki cambaz bir ipte oynamaz.
  275. İki baş bir kazanda kaynamaz.
  276. İki at bir kazığa bağlanmaz.
  277. İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.
  278. İbadet de gizli, kabahat de.
  279. Issız eve it buyruk.
  280. Islanmışın yağmurdan pervası yoktur.
  281. Isırgan ile taharet olmaz.
  282. Isıracak it dişini göstermez.
  283. Irz insanın kanı pahasıdır.
  284. Irmaktan geçerken at değiştirilmez.
  285. Irmak kenarına çeşme yapılmaz.
  286. Huylu huyundan vazgeçmez.
  287. Horozu çok olan köyde sabah geç olur.
  288. Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.
  289. Hocanın (öğretmenin) vurduğu yerde gül biter.
  290. Hocanın (imamın) dediğini yap (söylediğini dinle), arkasından gitme (yaptığını yapma)
  291. Hiddetle kalkan nedâmetle oturur.
  292. Hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten.
  293. Hesapsız kasap, ya bıçak kırar ya masat (Hesabını bilmeyen kasap, ne satır bırakır, n
  294. Her ziyan bir öğüttür.
  295. Her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez.
  296. Her yiğidin gönlünde bir arslan yatar.
  297. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
  298. Her şeyin yenisi, dostun eskisi (makbuldür).
  299. Her şeyin bir vakti var, horoz bile vaktinde öter.
  300. Her kuşun eti yenmez.
  301. Her koyun kendi bacağından asılır.
  302. Herkes ne ederse kendine eder.
  303. Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez.
  304. Herkesin yorulduğu yere han yapılmaz.
  305. Herkesin tenceresi kapalı kaynar.
  306. Herkesin ettiği yoluna gelir.
  307. Herkesin arşınına göre bez vermezler.
  308. Herkes bildiğini okur.
  309. Her kaşığın kısmeti bir olmaz.
  310. Her işin başı sağlık.
  311. Her inişin bir yokuşu vardır.
  312. Her horoz kendi çöplüğünde öter.
  313. Her Firavun`un bir Musa`sı olur.
  314. Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan.
  315. Her damardan kan alınmaz.
  316. Her çok azdan olur.
  317. Her ağaçtan kaşık olmaz.
  318. Her ağacın meyvesi olmaz.
  319. Hekimsiz, hâkimsiz yerde oturma.
  320. Hekimden sorma, çekenden sor.
  321. Hayvanı yardan düşüren bir tutam ottur.
  322. Hayvan yularından, insan ikrarından tutulur.
  323. Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar söyleşe söyleşe ( konuşa konuşa) anlaşır.
  324. Hayır dile komşuna, hayır gele başına.
  325. Hay`dan gelen, Hu`ya gider (Selden gelen, suya gider).
  326. Hatasız kul olmaz.
  327. Hastalık sağlık bizim (insan) için.
  328. Harman dövmek keçinin işi değil.
  329. Haramın temeli olmaz (Haramdan şifa olmaz).
  330. Hamama giren terler.
  331. Hak yerini bulur.
  332. Hak yerde kalmaz.
  333. Hak gelince, batıl gider.
  334. Hak deyince akan sular durur.
  335. Haddini bilmeyene bildirirler.
  336. Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke`ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeye.
  337. Güzün gelişi yazdan bellidir.
  338. Güvenme varlığa, düşersin darlığa.
  339. Güvenme dostuna, saman doldurur postuna.
  340. Güneş girmeyen eve doktor girer.
  341. Güneş balçıkla sıvanmaz.
  342. Gün doğmadan neler doğar.
  343. Gülü seven dikenine katlanır.
  344. Gülme komşuna, gelir başına.
  345. Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulamaz.
  346. Göz görmeyince gönül katlanır.
  347. Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.
  348. Görünen köy kılavuz istemez.
  349. Gören gözün hakkı vardır.
  350. Görenedir görene, köre nedir köre ne?
  351. Gön yufka yerinden delinir. (İp inceldiği yerden kopar).
  352. Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır, ya baş.
  353. Gönülsüz namaz göğe (göklere) ağmaz (Gönülsüz davara giden köpekten hayır gelmez).
  354. Gönül ferman dinlemez.
  355. Gönülden gönüle (kalpten kalbe) yol vardır. (Kalp kalbe karşıdır).
  356. Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz.
  357. Gönlün yazı var, kışı var.
  358. Göğe direk, denize kapak olmaz.
  359. Gidip de gelmemek, gelip de görmemek (bulmamak) var.
  360. Gidilmeyen yer senin değildir (olmaz).
  361. Gençlikte para kazan (taş taşı), kocalıkta kur kazan (ye aşı).
  362. Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir (anlaşılır).
  363. Gemisini kurtaran kaptan.
  364. Gelen gidene rahmet okutur (Gelen gideni aratır).
  365. Gelene git denilmez.
  366. Gâvurun ekmeğini yiyen, gâvurun kılıcını çalar.
  367. Garip kuşun yuvasını Allah yapar.
  368. Gammaz olmasa tilki pazarda gezer.
  369. Gafile kelâm, nafile kelâm.
  370. Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar.
  371. Fırsat her vakit ele geçmez.
  372. Fazla (artık) mal göz çıkarmaz.
  373. Faydasız baş mezara yaraşır
  374. Fare (sıçan) deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna (kıçına) kabak bağlamış.
  375. Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp
  376. Evli evinde, köylü köyünde gerek.
  377. Evi ev eden avrat, yurdu şen eden devlet.
  378. Evdeki hesap çarşıya uymaz.
  379. Ev alma komşu al.
  380. Etme bulma dünyası.
  381. Etle tırnak arasına girilmez.
  382. Eşek hoşaftan ne anlar; suyunu içer, tanesini bırakır.
  383. Eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez.
  384. Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun, kimi kısa der.
  385. Eşeğini sağlam kazığa bağla, sonra Allah`a ısmarla.
  386. Eşeğe altın semer vursalar, eşek yine eşektir.
  387. Eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez.
  388. Esirgenen göze çöp batar.
  389. Erteye kalan, arkaya kalır.
  390. Er olan ekmeğini taştan çıkarır.
  391. Erkek arslan dişisinden kuvvet alır.
  392. Er ekmeği er kursağında kalmaz.
  393. Emek olmadan yemek olmaz.
  394. Emanete hıyanet olmaz.
  395. El yarası onulur (geçer, iyi olur) dil yarası onulmaz (iyi olmaz).
  396. El mi yaman, bey mi?
  397. El kazanı ile aş kaynamaz.
  398. El ile gelen düğün bayram.
  399. El için kuyu kazan, evvelâ kendi düşer.
  400. El eli yıkar, iki el de yüzü.
  401. El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
  402. El el ile, değirmen yel ile.
  403. El elden üstündür.
  404. Elçiye zeval olmaz.
  405. Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.
  406. Ekmeden biçilmez.
  407. Eğri otur, doğru söyle.
  408. Eğreti ata (el atına) binen tez iner.
  409. Eğilen baş kesilmez.
  410. Eden bulur, inleyen ölür.
  411. Eceli gelen köpek cami duvarına işer.
  412. Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane.
  413. Düşmez, kalkmaz bir Allah.
  414. Düşman düşmana rahmet (gazel, yasîn) okumaz.
  415. Düşenin dostu olmaz, hele bir yol düş de gör.
  416. Dünya tükenir, yalan tükenmez.
  417. Dünya Sultan Süleyman`a bile kalmamış.
  418. Dünya malı dünyada kalır.
  419. Duvarı nem, insanı gam yıkar.
  420. Dostun attığı taş baş yarmaz.
  421. Dostluk başka, alış veriş başka.
  422. Dost kara günde belli olur.
  423. Dost ile ye, iç; alış veriş etme.
  424. Dost dostun eyerlenmiş atıdır.
  425. Dost başa bakar, düşman ayağa.
  426. Dost acı söyler.
  427. Dolu küpün sesi çıkmaz.
  428. Dolu bardak su almaz.
  429. Dokuz at bir kazığa bağlanmaz.
  430. Doğru söz (ağıdan) acıdır.
  431. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
  432. Doğrunun yardımcısı Allah`tır.
  433. Doğmadık çocuğa kaftan (don) biçilmez.
  434. Dinsizin hakkından imansız gelir.
  435. Dilin kemiği yok.
  436. Dilin cismi küçük, cürmü büyük.
  437. Dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim.
  438. Dikensiz gül olmaz.
  439. Dibi görünmeyen suya girme.
  440. Devletin malı deniz, yemeyen domuz.
  441. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.
  442. Deveden büyük fil var.
  443. Destursuz bağa girilmez (gireni sopa ile kovarlar).
  444. Dervişin fikri ne ise, zikri de odur.
  445. Dertsiz baş (kul) olmaz.
  446. Derdini söylemeyen derman bulamaz.
  447. Denize düşen yılana sarılır.
  448. Demir tavında dövülür.
  449. Demir nemden, insan gamdan çürür (Duvarı nem, insanı gam yıkar).
  450. Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.
  451. Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
  452. Dağ ne kadar yüce olsa yol (onun) üstünden aşar.
  453. Deli deliden hoşlanır, imam ölüden.
  454. Danışan dağı aşmış, danışmayan (-ın) yolu şaşmış.
  455. Deliye her gün bayram.
  456. Damlaya damlaya göl olur.
  457. Davul dengi dengine çalar.
  458. Deli ile çıkma yola, başına getirir (gelir türlü) belâ.
  459. Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.
  460. Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.
  461. Dağ başı dumansız olmaz.
  462. Çürük tahta çivi tutmaz.
  463. Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir.
  464. Çok söyleme arsız olur,aç koyma hırsız olur
  465. Çok koşan (seğirten) çabuk (tez) yorulur
  466. Çok havlayan köpek ısırmaz.
  467. Çok gezen çok bilir.
  468. Çok bilen çok yanılır.
  469. Çok arpa atı çatlatır.
  470. Çoğu zarar, azı karar.
  471. Çocuktan al haberi.
  472. Çocuk düşe kalka büyür
  473. Çocuk doğmadan kaftan biçilmez.
  474. Çocuk büyütmek taş kemirmek.
  475. Çocuğun yediği helâl, giydiği haram.
  476. Çocuğun bulunduğu yerde dedikodu (gıybet) olmaz.
  477. Çocuğa iş buyuran, ardına kendi düşer (Çocuğa iş, ardına sen düş/ Çocuğu işe sal, ard
  478. Çobansız koyunu kurt kapar.
  479. Çivi çiviyi söker
  480. Çivi çıkar ama yeri kalır.
  481. Çirkefe taş atma üstüne sıçrar.
  482. Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış.
  483. Çingeneden çoban olmaz, Yahudi`den pehlivan.
  484. Çingene çingeneye çatmadıkça kasnak boynuna geçmez.
  485. Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hakk.
  486. Çiftçinin ambarı sabanın ucundadır.
  487. Çıngıraklı deve kaybolmaz
  488. Çıkmadık candan umut kesilmez.
  489. Çatal kazık yere çakılmaz.
  490. Çarşı iti ev beklemez.
  491. Çanakta balın olsun, arı Bağdat`tan gelir.
  492. Çanağa ne doğrarsan kaşığına o çıkar.
  493. Çam sakızı, çoban armağanı.
  494. Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
  495. Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez.
  496. Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme.
  497. Çabuk parlayan, çabuk söner.
  498. Cins kedi ölüsünü göstermez.
  499. Cins horoz yumurtada (iken) öter.
  500. Cesurun bakışı, korkağın kılıcından keskindir.
  501. Cennetin kapısını cömertler açar.
  502. Canı yanan eşek attan yürük olur.
  503. Cefa çekmeyen sefanın kadrini bilmez.
  504. Can çıkmayınca huy çıkmaz.
  505. Can cümleden aziz (dir).
  506. Can canın yoldaşıdır.
  507. Can boğazdan gelir.
  508. Cana gelecek (kaza-zarar) mala gelsin.
  509. Cambaz ipte, balık dipte gerek.
  510. Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan zordur.
  511. Büyük lokma ye (de), büyük söz söyleme.
  512. Büyük başın derdi büyük olur.
  513. Büyük balık, küçük balığı yutar.
  514. Bülbülün çektiği dil belâsıdır.
  515. Bülbülü altın kafese koymuşlar,ah vatanım demiş.
  516. Bükemediğin eli öp.
  517. Buğdayın yanında acı ot da sulanır.
  518. Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa düşmeyince.
  519. Buğday başak verince orak pahaya çıkar (kıymete biner).
  520. Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir.
  521. Bugünün işini yarına bırakma.
  522. Bugün bana ise yarın sana.
  523. Böyle gelmiş böyle gider.
  524. Boynuz kulağı geçer (Boynuz kulaktan sonra çıkar ama kulağı geçer).
  525. Boş torba ile at tutulmaz (Boş torbaya eşek gelmez).
  526. Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir.
  527. Boş fıçı çok (fazla) langırdar.
  528. Boş çuval ayakta (dik) durmaz.
  529. Bostan yeşil (gök) iken pazarlığa oturulmaz.
  530. Borç yiğidin kamçısıdır.
  531. Borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır.
  532. Borçtan korkan kapısını geniş (büyük) açmaz.
  533. Borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir.
  534. Borçlunun yalımı alçak olur.
  535. Borç iyi güne kalmaz.
  536. Bol bol yiyen, bel bel bakar.
  537. Boğaz dokuz (kırk) boğumdur (boğa boğa söyler).
  538. Bitli (kurtlu, çürük) baklanın kör alıcısı olur.
  539. Bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden.
  540. Bir şeyin önüne bakma, sonuna bak.
  541. Bir sürçen atın başı kesilmez.
  542. Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, üçüncüde ele geçersin çekirge.
  543. Bir selâm bin hatır yapar.
  544. Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.
  545. Bir kötünün yedi mahalleye zararı dokunur (vardır).
  546. Bir koyundan iki post çıkmaz.
  547. Biri yer, biri bakar; kıyamet ondan kopar.
  548. Bir insanı tanımak için ya alış veriş etmeli, ya yola gitmeli.
  549. Bir günlük beylik, beyliktir.
  550. Bir göz ağlarken öbür göz gülmez.
  551. Bir evde düzen olunca düzenbaz olmaz.
  552. Bir elin nesi var iki elin sesi var.
  553. Bir (sağ) elinin verdiğini öbür (sol) elin görmesin.
  554. Bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.
  555. Bir çöplükte iki horoz ötmez.
  556. Bir bulutla kış olmaz (Bir çiçekle yaz gelmez).
  557. Bir başa bir göz yeter.
  558. Bir ahırda at da bulunur, eşek de.
  559. Bir ağızdan çıkar bin ağıza yayılır.
  560. Bir adamın adı çıkacağına canı çıksın.
  561. Bir adama kırk gün deli desen deli olur.
  562. Bin ölçüp bir biçmeli.
  563. Bin nasihatten bir musibet yeğdir.
  564. Bin merak bir borç ödemez.
  565. Bin dost az, bir düşman çok.
  566. Bin bilsen de bir bilene danış.
  567. Bilmemek ayıp değil, sormamak (öğrenmemek) ayıp.
  568. Bilinmedik aş ya karın ağrıtır, ya baş.
  569. Bilen bilir, bilmeyen aslı var sanır.
  570. Bıçak yarası geçer (onulur), dil yarası geçmez (onulmaz).
  571. Bıçak sapını kesmez.
  572. Bıçağı kestiren kendi yüzü suyu, insanı sevdiren kendi huyu.
  573. Beterin beteri vardır.
  574. Beş parmağın beşi bir değil (olmaz).
  575. Besle kargayı, oysun gözünü.
  576. Besle, büyük danayı; tanımasın anayı.
  577. Beleş atın dişine (yaşına, yularına, dizginine) bakılmaz.
  578. Belâ geliyorum demez.
  579. Bedava sirke baldan tatlıdır.
  580. Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla.
  581. Baş nereye giderse ayak da oraya gider.
  582. Baş kes, yaş kesme.
  583. Başını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinde taşısın.
  584. Baş dille tartılır.
  585. Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz.
  586. Başa gelmeyince bilinmez.
  587. Başa gelen çekilir.
  588. Baskısız (çivisiz) yongayı (tahtayı) yel (el) alır, sahipsiz tarlayı sel alır.
  589. Baskın basanındır.
  590. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
  591. Bana benden her ne olursa, başım rahat bulur dilim susarsa.
  592. Bal tutan parmağını yalar.
  593. Balta değmedik (girmedik) ağaç (orman) olmaz.
  594. Balın olsun tek, sinek Bağdat`tan gelir.
  595. Balık baştan kokar.
  596. Balık baştan avlanır.
  597. Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.
  598. Bal bal demekle ağız tatlanmaz.
  599. Bakmakla usta olunsa, köpekler (kediler) kasap olurdu.
  600. Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.
  601. Bağlı koyun yerinde otlar.
  602. Bağla atını, ısmarla Hakk`a.
  603. Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun (Bağda izin olsun, üzüm yemeye yüzün olsun).
  604. Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.
  605. Baba malı tez tükenir, evlât gerek kazana.
  606. Baba koruk (ekşi elma, erik) yer, oğlunun dişi kamaşır.
  607. Az veren candan, çok veren maldan.
  608. Az tamah çok ziyan getirir.
  609. Az söyle, çok dinle.
  610. Azıcık aşım, kaygısız (ağrısız) başım
  611. Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.
  612. Aza demişler: “Nereye?”, “Çoğun yanına” demiş.
  613. Ay ışığında ceviz silkilmez.
  614. Ayıpsız yâr (dost) arayan, yârsız (dostsuz) kalır.
  615. Ayı görmeden bayram etme.
  616. Ayağı yürüten baştır.
  617. Ayağını yorganına göre uzat.
  618. Ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin.
  619. Ayağa değmedik taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz.
  620. Avrat var ev yapar, avrat var ev yıkar.
  621. Av avlayanın, kemer bağlayanın.
  622. Ava giden avlanır.
  623. Ava gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz.
  624. At yiğidin yoldaşıdır.
  625. At sahibine (biniciye) göre eşer (kişner).
  626. At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.
  627. At ölür, itlere bayram olur.
  628. Atlasa kıl yapışmaz.
  629. Atlar nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz.
  630. Atın ürkeği, yiğidin korkağı.
  631. Atın ölümü arpadan olsun
  632. Atın bahtsızı arabaya düşer.
  633. Atılan ok geri dönmez.
  634. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
  635. Ateşle barut bir yerde durmaz.
  636. Ateş düştüğü yeri yakar
  637. At binicisini tanır (bilir).
  638. At binenin (iş bilenin), kılıç kuşananın.
  639. Atasını tanımayan Allah`ını tanımaz.
  640. Atanın (babanın) sanatı oğula mirastır.
  641. Ata eyer gerek, eyere er gerek.
  642. At, adımına göre değil, adamına göre yürür.
  643. Aş taşınca kepçeye paha olmaz
  644. Aşını, eşini, işini bil.
  645. Âşık âlemi kör, dört yanını duvar sanır.
  646. Âşığa Bağdat sorulmaz (ırak değildir).
  647. Aslını inkâr eden (saklayan) haramzadedir
  648. Asil azmaz, bal kokmaz (kokarsa yağ kokar, çünkü aslı ayrandır).
  649. Arslan yatağından (yattığı yerden) bellidir (belli olur).
  650. Arpa eken buğday biçmez.
  651. Arık öküze bıçak çalınmaz
  652. Arı, kızdıranı sokar
  653. Arı bal alacak çiçeği bilir.
  654. Ar dünyası değil kâr dünyası.
  655. Arabanın ön tekeri nereden geçerse arka tekeri de oradan geçer.
  656. Araba ile tavşan avlanmaz.
  657. Araba devrilince (teker kırılınca) yol gösteren çok olur.
  658. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
  659. Ana gibi yâr, Bağdat gibi diyar olmaz.
  660. Ana evlâdını atmış, yar başında tutmuş.
  661. Aman diyene kılıç kalkmaz (Eğilen baş kesilmez).
  662. Altı olur, yedi olur, hep Allah`ın dediği olur.
  663. Altın yere düşmekle pul olmaz
  664. Altın eşik, gümüş eşiğe muhtaç olur.
  665. Altın eli bıçak kesmez.
  666. Altın anahtar her kapıyı açar.
  667. Alma mazlumun âhını, çıkar âheste âheste.
  668. Almadan vermek, Allah`a mahsus (yaraşır).
  669. Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir
  670. Allah`tan umut kesilmez.
  671. Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin.
  672. Allah sabırlı kulunu sever.
  673. Allah kulunu kısmeti ile yaratır.
  674. Allah`ın bildiği kuldan saklanmaz.
  675. Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar.
  676. Allah doğrunun yardımcısıdır
  677. Allah dağına göre kar verir (verir kışı).
  678. Allah bir kapıyı kapatırsa ötekini açar.
  679. Al kaşağıyı gir ahıra, yarası (yağırı) olan gocunsun (gocunur).
  680. Alışmış kudurmuştan beterdir.
  681. Alet işler, el övünür.
  682. Al elmaya taş atan çok olur.
  683. Alçak yer yiğidi hor gösterir.
  684. Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır.
  685. Alçak uçan yüce konar, yüce uçan alçak konar.
  686. Alacakla verecek (borç) ödenmez.
  687. Alacağın olsunda da alakargada olsun.
  688. Akşamın hayrından sabahın şerri yeğdir (iyidir).
  689. Akşama karşı gitme, tana karşı yatma.
  690. Akraba (dost) ile ye, iç, alışveriş etme.
  691. Aklına geleni işleme, her ağacı taşlama.
  692. Akla gelmeyen başa gelir.
  693. Ak koyunun kara kuzusu da olur.
  694. Akıl yaşta değil baştadır.
  695. Akılsız başın zahmetini (cezasını) ayaklar çeker
  696. Akıl para ile satılmaz.
  697. Akıllıyı arkada tutma, akılsızı kılavuz etme.
  698. Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer.
  699. Akıllı hırsız, şaşkın ev sahibini bastırır.
  700. Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır (Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsu
  701. Akıl kişiye (adama) sermayedir
  702. Akıl için tarik (yol) birdir
  703. Akıl akıldan üstündür.
  704. Akan suya inanma, el oğluna güvenme.
  705. Akar su çukurunu kendi kazar
  706. Akan su yosun (pislik) tutmaz.
  707. Akacak kan damarda durmaz
  708. Ahmak iti yol kocatır.
  709. Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez
  710. Ahlatın (armudun) iyisini ayılar yer.
  711. Ah alan onmaz
  712. Ağustosta gölge kovan, zemheride karnın ovar.
  713. Ağrısız baş mezarda gerek (olur).
  714. Ağlatan gülmez
  715. Ağlamayan çocuğa meme vermezler.
  716. Ağız yer, yüz utanır.
  717. Ağır yongayı yel kaldırmaz
  718. Ağır taş batman döver (yerinden oynamaz).
  719. Ağır ol, batman gelesin.
  720. Ağılda oğlak doğsa ovada otu biter
  721. Ağır kazan geç kaynar.
  722. Ağılda oğlak doğsa ovada otu biter
  723. Ağır giden yol alır, hızlı giden yolda kalır.
  724. Ağaç yaş iken eğilir.
  725. Ağaç yaprağı ile güzeldir (gürler).
  726. Ağaç kökünden yıkılır.
  727. Ağacı kurt, insanı dert yer.
  728. Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur
  729. Adam olana bir söz yeter.
  730. Adamını yere bakanından, suyun ağır (sessiz) akanından kork (sakın).
  731. Adamın iyisi iş başında belli olur.
  732. Adamın iyisi alış verişte belli olur.
  733. Adamın (insanın) adı çıkacağına (çıkmaktansa) canı çıksın (çıkması yeğdir).
  734. Adamak kolay, ödemek güçtür
  735. Adam ahbabından bellidir (Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu diyeyim).
  736. Adama dayanma ölür, duvara (ağaca) dayanma yıkılır (kurur).
  737. Adam adamı bir kere (defa) aldatır.
  738. Adam adamdır, olmasa da pulu; eşek eşektir, olmasa da çulu.
  739. Adam adam denmekle adam olmaz.
  740. Adam adamdan korkmaz, utanır (hatır sayar).
  741. Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil (Adam adama yük olmaz).
  742. Adam adama her daim muhtaç (gerek olur).
  743. Adalet ile zulüm bir yerde barınmaz.
  744. Aç tokun yüzüne bakmakla doymaz.
  745. Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü
  746. Aç tavuk (düşünde) kendini buğday (arpa, darı) ambarında sanır (görür).
  747. Aç ne yemez, tok ne demez
  748. Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna.
  749. Aç kurt bile komşusunu dalamaz.
  750. Açın karnı doyar, gözü doymaz.
  751. Açın gözü ekmek teknesindedir (olur).
  752. Açılan solar, ağlayan güler.
  753. Açık yerde tepecik kendini dağ sanır
  754. Açık yaraya tuz ekilmez.
  755. Açık ağız aç kalmaz.
  756. Aç gözünü, açarlar gözünü.
  757. Aç elini kora sokar
  758. Aç doymam, tok acıkmam sanır.
  759. Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin.
  760. Aç ayı oynamaz
  761. Aç (arık) at yol almaz, aç (arık) it av almaz.
  762. Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez.
  763. Acı (kötü) söz insanı (adamı) dininden, tatlı söz (dil) yılanı deliğinden çıkarır.
  764. Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
  765. Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur.
  766. Acıkan doymam (sanır), susayan kanmam sanır.
  767. Acemi katır kapı önünde yük indirir
  768. Acele işe şeytan karışır.
  769. Acele ile menzil alınmaz
  770. Acele bir ağaçtır, meyvesi pişmanlık
  771. Abdal (derviş) tekkede, hacı Mekke`de bulunur.
  772. Abdalın dostluğu köy görünceye kadar
  773. Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz
  774. Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.
  775. Abdala “kar yağıyor” demişler, “titremeye hazırım” demiş.
  776. Abanın kadri yağmurda bilinir.