22-05-2008, 11:32:47
Değişik bir gündü ve ruh halimde buna eş değer olarak değişikti. Gün içerisinde ne olacağını , ne biteceğini kestiremiyor ki hem insan. Neyse kahve falan içilir, herkez işe koyulur. Öğlen yemek yenir ve gene iş. Bunca koşuşturma içerisinde bir de yüzü asık, sinirli, hıncını senden alırmışçasına bağıran insanları gördün mü insanın tepesi ister istemez atıyor. Neyse gene bir koşuşturmaca almış başını gitmiştir. Böyle bir zamanda hiç ummadığım bir anda bişey oluyor. Ve bir insan asık yüzümü güldürüyor. Neşeme neşe katıyor ağzından bal gibi dökülen sözcüklerle. Nefesim kesiliyor, dinliyorum, dinliyorum ve lafı hiç kesmeden dinliyorum.
Hep aşk hep aşk, bıktım artık aşk üzerine laflardan. Belki biraz da gerçekleri birinden dinlemek hoşuma gitmiştir. Susmuyor hep konuşuyordu. Konuştuklarıysa öyle eften püften şeyler de değildi. Yaşanmış, olmuş, bitmiş şeylerden bahsediyordu. Pür dikkatimi vermiş dinliyorum bende bu arada. Ve bir anda soru soruyor bana ve donup kalıyorum " Bilmiyorum " gibisinden bir cevap veriyorum. Ve yüzüm donuklaşıyor. Bir anda kızardığımı hissediyorum. Biraz işim var diyerek geçiştiriyorum O'nu. Öğrenmek istiyorum bana sorduğu şeyin anlamını ve gidiyorum, buluyorum. Karşısına geçip "budur" diyerek tebessüm ediyorum. "Peki biraz önce sorduğumda neden cevap alamadım" gibisinden bir soruyla karşılaşıyorum. Utanıyorum , bozarıyorum. Ve O gene devam ediyor anlatmaya. Dinliyorum, hayatın gerçeklerini bir başkasının ağzından dinlemek belki de beni bir yaş büyültüyor. Belki de bir adım daha atıyorum hayat denilen merdivenin basamaklarında. İçim kıpır kıpır. Öğrenmek hoşuma gidiyor besbelli. Öğrenmek öğrenmek öğrenmek...
Meğer ne boş yaşıyoruz hayatta. Belli setlerle sınırlandırıyoruz hayatımızı. Bu ne işime yarar ki deyip umursamıyoruz. İşine yarayacak olanlar düşünsün diyoruz ve orda bitiyor. Bugünse kendimde herşeyi öğrenmek, herşeyin tanımını yapabilmek gibi bir heves doğdu icimde, belki günün birinde işime yarar, nerden bilebilirim ki?
(Cokta önemli bir konu değil ama ben öğreneceklerimi kendime kar sayıyorum)
SAYGILARIMLA,
Şahsenem Selda Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz.
Hep aşk hep aşk, bıktım artık aşk üzerine laflardan. Belki biraz da gerçekleri birinden dinlemek hoşuma gitmiştir. Susmuyor hep konuşuyordu. Konuştuklarıysa öyle eften püften şeyler de değildi. Yaşanmış, olmuş, bitmiş şeylerden bahsediyordu. Pür dikkatimi vermiş dinliyorum bende bu arada. Ve bir anda soru soruyor bana ve donup kalıyorum " Bilmiyorum " gibisinden bir cevap veriyorum. Ve yüzüm donuklaşıyor. Bir anda kızardığımı hissediyorum. Biraz işim var diyerek geçiştiriyorum O'nu. Öğrenmek istiyorum bana sorduğu şeyin anlamını ve gidiyorum, buluyorum. Karşısına geçip "budur" diyerek tebessüm ediyorum. "Peki biraz önce sorduğumda neden cevap alamadım" gibisinden bir soruyla karşılaşıyorum. Utanıyorum , bozarıyorum. Ve O gene devam ediyor anlatmaya. Dinliyorum, hayatın gerçeklerini bir başkasının ağzından dinlemek belki de beni bir yaş büyültüyor. Belki de bir adım daha atıyorum hayat denilen merdivenin basamaklarında. İçim kıpır kıpır. Öğrenmek hoşuma gidiyor besbelli. Öğrenmek öğrenmek öğrenmek...
Meğer ne boş yaşıyoruz hayatta. Belli setlerle sınırlandırıyoruz hayatımızı. Bu ne işime yarar ki deyip umursamıyoruz. İşine yarayacak olanlar düşünsün diyoruz ve orda bitiyor. Bugünse kendimde herşeyi öğrenmek, herşeyin tanımını yapabilmek gibi bir heves doğdu icimde, belki günün birinde işime yarar, nerden bilebilirim ki?
(Cokta önemli bir konu değil ama ben öğreneceklerimi kendime kar sayıyorum)
SAYGILARIMLA,
Şahsenem Selda Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz.