Çanakkale Zaferi 'nin 93'üncü Yıldönümü Anısına
Çanakkale Zaferini kazanarak , vatanı ve bayrağı için şehit olan kahraman MEHMETÇİK leri minnet ve şükranla anıyoruz . Aziz ruhları şad olsun .
Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir . Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma , böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir .
1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar . Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar . Buradan istihkamlarımıza doğru ateş açtılar , İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını , Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler .
Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehit düştü , İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı , düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar .
24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü . bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı . 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı . Derinden engelleri aşarak Boğaz'a girdi . Yediyüzelli [750] metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı . Zırhlımızda bulunan subaylardan on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü .
19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzilli bir bombardımana girişti . Boğaz'a iyice sokuldular . Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi . Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı .
İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor , amaçlarına ulaşamıyordu . Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlardı . Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi . Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alınd ı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı . Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donanmayla Boğaz'a saldıracağını , yakında İstanbul'da olacağını Londra'ya bildirdi .
Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emrini verdi . Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın , Boğaz'a on birinci hat olarak döşendi . Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü aşmıştı .
18 Mart 1915 : İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü , üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı'na girdi . Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda , İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible , Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu .
İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean , İrresistible , Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı . Üçüncü filo ise Prince , Bouvet , Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu .
İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı . Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar . Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu . Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi . Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı . Az sonra , tüm gemiler, Dardanos'a saldırdı . Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu . Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu . Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar . Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atışlarıyla karşılaşıyordu . Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu . Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü . Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor :
« İnsan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir . Kaleler , toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu . Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütunları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar , bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı . Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor , ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu . »
Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü . Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü . Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu . Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar , manevra kabiliyetini kaybettiler . Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı . Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar . Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor .
« Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patlamayla sarsıldı . Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi . Gittikçe hızlanarak yana yattı , devrilip gözden kayboldu . Olayı görenlerden birinin ifadesine göre « Bir tabak , suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti . »
Türk tabyaları , Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler . Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu . Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar . Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible , İrressitible büyük hasar gördü . Batanlar oldu . Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı . İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar . Büyük kayıplar vererek : Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler .
İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar . Artık Çanakkale kara savaşları başlıyordu . Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı . Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den , Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi . Alman komutanı Von Sanders'in görüşü ağır bastı , ve askerler o yöreye yerleştirildi .
Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı . 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da , savaştı . Cephanesi biten askerlere :
— Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;
— « Ben size taarruz emretmiyorum . Ölmeyi emrediyorum . Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir » dedi . Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı . Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu . Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu . Her adım başına bir mermi düşüyor ; toprak adeta tüterek kaynıyordu . Düşman dalgalar halinde Conkbayır'a doğru ilerliyordu . Bu arada Mustafa Kemal , Anafartalar Grup Komutanlığına atandı . Anafartalar Savaşı'nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti . Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı .
Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı . Düşman şaşkına döndü , bozguna uğradı . Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri ; Kumkale , Beşike , Bolayır , Seddülbahir , Anbumu , Kabatepe , Conkbayırı ve Anafartalar'dır . 19 - 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8 - 9 Ocak'ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı . Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti .
Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü . Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir .
Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı , Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın kaynağı oldu .
Bağımsızlığımızı savunmak , yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır . Çanakkale , Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir .
Yazının Devamı İçin Tıklayın
Konuyu Yollayan: *Lavinya*44
Okunma Sayısı: 1010
Yorum Sayısı: 9
Eklenme Tarihi: 17/03/2008
Kategorisi: Tarih
