Kullanıcı Adım

Şifrem

Üye Ol
Deli Kız - Murat Sinan Ağar

DELİ KIZ

Coğrafya fakültesi üçüncü sınıfın
En çalışkan öğrencilerinden biriydi o
Saçları omuzlarının altında son bulur
Güldüğü an fakültenin tüm kızları Gamzeyi kıskanır olurdu
Hiçbir dersi kaçırmazdı
Ders olmadığı zamanlar kafeteryaya gider otururdu
Onu ilk orada görmüştüm zaten
Birinci sınıfa yeni başlamıştım ben
Tam hatırlamıyorum ama
Galiba eylül ayının ilk haftasıydı
Ders bitti kafeteryaya gittik arkadaşlarla
Onun oturduğu masanın yanındaki masaya oturduk
Beş dakika geçti geçmedi
Gamze geldi
Sandalyeye oturdu
“Bi Türk kahvesi alabilir miyim” dedi
Giydiği,
Yediği,
İçtiği
Kullandığı her ne olursa olsun Türk malı olacak
Şunu söyleyebilirim
Bugüne dek yabancı bir ürüne beş para vermedi
Bizim Turgaya sordum
“Bu kim” dedim
“Aman bulaşma
Delinin tekidir” dedi
Başımı çevirip bi daha baktım
“Ne bakıyorsun be
Dön önüne” dedi
Korkudan başımı nasıl çevirdiğimi bilmiyorum
Aradan yirmi dakika geçti geçmedi
Bizimkiler kalkacak oldu
Kolumu tuttu Turgay
Kulağıma eğildi
“Salak mısın oğlum
Bu deli adamı keser” dedi
“Sil aklından geçenleri”
Bizimkiler gitti
Bi kaç dakika gizlice izledim Gamzeyi
Fazla geçmedi
Bir hışımla ayağa kalktı
Bana baktı
Yandın oğlum, dedim kendi kendime
Allah’tan bi şey yapmadı
Buranın havası bozuldu deyip gitti
Garson sordu Gamzeye
“Rahatsız eden mi var hanımefendi” dedi
Suratını astı
“Rahatsız etseler senden mi yardım isteyeceğim” dedi
Eyvah, dedim içimden
Doğru galiba Turgayın söyledikleri
Turgay haklı
Haklı da
Ne yapayım
Hoşlandım ondan...

Ufak bir araştırma yaptım fakültede
Gamzeyi sorduklarımın bazıları yaka silkiyor
Bazıları da, gençliğine yazık, deyip
Nasihat ediyordu
Hatta
“Bana sorma n’olur” diyenler bile oluyordu
Sanki genç bir kızı değil de
Azılı bir katili araştırıyordum
Aradan yaklaşık iki hafta geçmişti
Gamzeden hoşlandığım neredeyse bütün fakülteye yayılmış
Herkes beni konuşur olmuş
Fakültede benim için
Birinci sınıftan bir çocuk eceline susamış, deniyormuş
“Ya Turgay” dedim
“Bu kız neymiş böyle”
“Söylemiştim ben sana Sinan” dedi
“Uzak dur” diye
Karşılıklı konuşurken
Turgay birden sustu
“Oğlum ne oldu ”
Hiçbir şey söylemiyor
Turgay ne oldu, diyorum
Ha bire yutkunuyor
Sonunda konuştu nihayet
“Sinan hakkını helal et”
“Nasıl yani” dedim
Sessizce, “arkana bak” dedi
Arkamı döndüm
Dönmez olaydım
Ulan arkadaş
Keşke şu kıza hiç bulaşmasaydım
Hangisine yanayım şimdi
Rezil oluşuma mı
Gözümün morarışına mı
Yoksa pişman oluşuma mı!..

Bir hafta boyunca ne fakülte ne bi şey
Evden dışarı adımımı atmadım
Fakat
Fakat anlatılmaz bi duygu filizlenmeye başladı yüreğimde
İstemiyordum
Açıkçası korkuyordum ama
Ama galiba Gamzeye aşık oluyordum
Birkaç gün daha geçti
Ya Sinan dedim kendi kendime
Sende erkek misin be
Sevdin mi sevdin
Çık Gamzenin karşısına
Seviyorum de
Gerekirse çarp iki tane
Bir hışımla çıktım evden
Fakülteye gittim
Uzaktan gördüm Gamzeyi
Neyse, dedim
Sonra söylerim
Belki hala sinirlidir…
Söyleyemedim
Turgayı gördüm az ilerde
“Turgay” diye sessizce seslendim
“Ooo Sinan” dedi
“Bağırma lan” dedim
“Gamze duyacak “
“Sinan” dedi
“Söyle” dedim
“Senin sonun ne olacak”
“N’olacak abi
Kabul ettirene kadar zorlayacağım
Şimdi yine konuşmaya gidiyorum”
“Ey Allah’ım” dedi Turgay
Ölümü bu kadar arzulayan birini görmedim”
“N’olursa olsun Turgay
Deneyeceğim şansımı”
İnanın şu denemelerimin ardından
O pansumana verdiğim paralarla sağlık ocağı yaptırırdım
“Ya arkadaşlar” dedim bizimkilere
“Bu kızı etkilemek için ne yapmak lazım”
Hep bir ağızdan
“Dediler onun gibi olmak”
“Nasıl yani” dedim
“Nasılı var mı” dedi Turgay
“Al eline bi tespih
At omzuna ceketi
Giy Çarşamba ayakkabıları
Bas topuklarına
Git adam gibi konuş”
Görseniz nasıl gaza geliyorum
Bizimkilerin dediklerinin hepsini yaptım
“Çocuklar” dedim
“Hakkınızı helal edin
Ben Gamzenin yanına gidiyorum”
Turgay seslendi
“Sakın korkma Sinan” dedi
Demesi kolay
Dıştan aslan gibi görünüyorum ama
İçimdeki kedi miyavlayıp duruyor
Gamzeye gittikçe yaklaşıyorum
Bu defa o içimdeki kedi dile gelmiş
Gitme diye bağırıyor
Aman be Sinan, dedim
“Yürü
Yapsa yapsa ne yapar
Ya öldürür ya güldürür”
Sonunda gittim
Parktaki bankta tek başına kitap okuyordu
Seslendim
“Gamze” dedim
“Yine mi sen be” dedi
Ööf, diye bağırdım
“İki dakika dinle be…
Delikanlıyız dedik
Kıza el kalkmaz dedik
Ses etmedik
Adamı dinden imandan çıkarma
Anla artık
Sevdik”
“Öyle mi” dedi
“Öyle tabi” diye bağırdım
Durdu durdu
“Güzelmiş ayakkabıların” dedi
Şaşırdım
“Sağol” dedim
Gülümsedi
“Çıkarsana birini” dedi
“Nasıl” dedim
“Sen çıkar çıkar” dedi
Çıkardım
Bir kendi ayakkabılarımla dayak yemediğim kalmıştı
Allah razı olsun Gamzeden
Sayesinde kemiklerim o duyguyu da tattı
Dayak esnasında gözlerim okuduğu kitaba kaydı
Üzerinde -uzak doğu sporları- yazılıydı
Niye sinirlenmişti ki yine
Halbuki ayakkabı halis Türk malıydı...

Olmuyordu böyle
En iyisi başka yöntemler kullanmalı
Uzaktan uzaktan tavlamalıydım
Pardon
Tavlamaya çalışmalıydım
Aklıma bir fikir gelmişti!
En iyisi bir mektup yazmalıydım
Geceleyin elime defterimi aldım
Bir sayfasına
“Dağlar taşlar şahidim olsun seviyorum” şeklinde başlayan
Bir mektup yazdım
Dedim, yarın bu sayfayı kopartır
Bir yolunu da bulup
Onun defterinin arasına koyarım
Sonra vurdum kafayı yattım
Sabah oldu
Kafeteryaya gittim
Gamze oradaydı
Sanırım ilk dersi boştu
Uzaktan izledim
Nerede içeri girecek yürek
Fazla sürmedi
Gamze kalktı
Çantasını aldı çıktı
Şu bendeki şansa bakın
Defteri masanın üzerinde kaldı
Unuttu gitti
Ben de masaya gittim
Baktım defteri benimkinin aynısı
Sanırım tek ortak yanımız buydu
Tam kağıdı yırtıp
Onun defterinin arasına koyacaktım ki
Turgay dışarıdan bağırdı
“Sinan koş
Bizimkiler dışarıda kavga çıkardı”
Defteri masanın üzerine bırakıp koştum
Ortalık sakinleşti
Eyvah, dedim içimden
Defter masada kaldı
Üstelik ikisi de birbirinin aynı
Koşarak kafeteryaya gittim
Orda ki çocuğa sordum
Dedim “şu masada iki defter vardı,
Gördün mü”
“Gördüm” dedi
“Unutmuşlar diye birini aldım
Birini de alıyordum ki
O deli geldi
Bu defter benim, diyerek aldı gitti
“Düzgün konuş” dedim
“Ver şu defteri”
Defteri aldım
Eyvah!
Ben yandım
Bu Gamzenin coğrafya defteri
Gerçi sonra
Sonra düşündüm de
Bu şekilde olmasa da
Benimde istediğim buydu zaten
“Mektubu okusun da
Gerisi önemli değil” dedim
Ama çok önemliymiş
Bilemedim…

Aradan iki gün geçti
ve haberi aldım
Meğer hocası Gamzeye dağlarla ilgili bir araştırma yaptırmış
Araştırdıkları da bu defterde yazılıymış
O günde hocası, yazılarını bağıra bağıra okutturmuş
Gamze başlamış
“Dağlar taşlar şahidim olsun seviyorum”
Ve idam anı
Bugün yüzde yüz ölüyorum
Gamze gebertecek beni
Çok korkuyorum
Okulda gizli gizli ders bitimini bekliyor
Saklanıyorum
Beni gören herkes ceset muamelesi yapıyor
Adam hayatında besmele çekmemiş
Ardımdan bana bakıp
Avuçlarını açmış Fatiha okuyor
O günden itibaren gizli gizli okula gidiyor
Yine aynı gizlilikte derslere giriyordum...

Bi hafta başıydı
İlk ders bitti
Herkes çıktı dışarı
Bense oturdum
Aldığım notları temize çekiyordum
Birden kapı açıldı
Ve Gamze içeri girdi
“Ooo Sinan
Merhaba” dedi
Dondum kaldım
Azrail Gamzenin kılığına girmiş
Canımı almaya gelmiş sandım
Yavaş yavaş yaklaştı
Sandalyeye oturdu
Yanıma yanaştı
“Ne o
Yine benim ödevimi mi yapıyorsun” dedi
“Şey Gamze” dedim
“Sus” dedi
“Sen ne kadar inatçısın be
Sevdin
Sevmedim
Teklif sundun
Kabul etmedim
Israr ettin
Dayak yedin
Anladım Sinan
Sen benden de delisin”
Ağzımdan tek kelime çıkmadı
Aslan tarafından köşeye sıkıştırılmış Ceylan gibiydim
Öylece ölümümü bekledim
Bi kaç dakika hiç konuşmadı
Bana baktı
Ve birden bağırdı
“Konuşsana” dedi
“Susmamı istemiştin ya” dedim
“Erkek ol biraz” dedi
“Seviyor musun yoksa hala”
“İznin olursa” dedim
“Senin gibi bir erkeğe iznimde olmaz
Sevgimde” dedi
Dedi ve gitti
Sanırım bu sevda başlamadan bitti
Çok üzüldüm
Çok ağladım ama ne fayda
Belki önceleri ufak bir oluru vardı bu işin ama
Ama şimdi hiçbir tutarı yok
Çok düşünmüştüm
Haklıydı galiba Gamze
Onun o deli gönlüne layık bir yürek yoktu bende
Unutursun be Sinan, dedim kendi kendime
Unutursun
Aşk dediğin dört yapraklı yonca
Bulması zor ve değerli de olsa
Elbet kurutursun
Yalnız yaşamak kolaydı da
Her gün onu görüpte yaşamaya çalışmak zordu...

Bir sabah
Bahçede bir erkekle kol kola gördüm Gamzeyi
Dünyam karardı
Hayat durdu sandım
Koşarak Turgayın yanına gittim
Aldım bahçeye geldim
Sordum
“Kim bu Turgay”
“Ne bileyim abi” dedi
“Senin çevren geniştir
Araştır” dedim
“Tamam bakarız” dedi
Aradan bir gün geçti
Turgaydan haber yok
İki gün geçti ses yok
Üç gün oldu
Gelen de yok
Giden de yok
Kafayı yedim
Başlarım araştırmasına, dedim
Sabah, fakültenin kapısından az uzakta
Yakaladım Gamzenin yanındaki genci
“Gel buraya” dedim
Başka hiçbir şey söylemedim
Artık Allah ne verdiyse
Tekme tokat girdim
Çocuk çok şaşırdı şaşırmasına da
N’oluyor, diyecek hali kalmadı
Fakülteye girdim
Dersin başlamasına beş dakika ya var ya yok
Turgay geldi
“Öğrendim Sinan kim olduğunu
Kayınçon sayılır
Amcasının oğluymuş” dedi (?)
Hızımı almışım, durur muyum
Çocuğa attığım dayaktan Turgayı mahrum bırakmadım
“Bu şimdi mi söylenir” dedim
Bizim salağı nerdeyse hastanelik ettim
Ettim, ettim de
Peki ya sonra
Gamze de bunları duyunca
Mutlaka beni de, Turgayla kuzeninin yanına gönderir
Yapar bilirim
Üstelik haberi tez almış
Beni aramaya başlamış
Kaçmadım bu defa
O güldürmedi
O öldürsün dedim saklanmadım
Kafeteryada oturuyordum geldi yanıma
“Sen kimsin be” dedi
“Kimsin
Neyimsin ki beni kıskanıyorsun
Üstelik kuzenimi dövüyorsun
Ve geçmişsin karşıma
Aptal aptal yüzüme bakıyorsun”
“Bağırma Gamze” dedim
Bastı tokadı
“Gamze bilmiyordum,
Özür dilerim” dedim
Bi daha vurdu
“Gamze üzgünüm” dedim
Yine vurdu
Tuttum kolunu
Attım tokadı
Gözleri doldu
“Yıkıl” dedi
“Yıkıl karşımdan”
Daha fazla dayanamadım
“Bana bak Gamze hanım” dedim
“Daha ötesi yok
Seni çok sevdim
Biliyorum sen sevmedin
Belli ki hiçbir zaman da sevmeyeceksin
Ama şunu aklından çıkarma
Şunu unutma
Seni unutmam”...
“Unutamam”

O günden sonra
Onu yaklaşık iki hafta görmedim
Fakültenin kapanmasına üç hafta vardı
Bi gün,
Sınıfta tek başıma oturmuş son sınavlara çalışırken
Tarih tekerrür etti
Kapı açıldı
Gamze içeri girdi
“Ne var yine Gamze” dedim
İstediğin oldu işte
Her şey bitti”
Gamzenin elinde, o hiç unutmadığım coğrafya defteri vardı
Yanıma oturdu
“Sinan” dedi
“Hoca yine bir araştırma konusu verdi
Düşündüm de senin yazdıkların benimkilerden daha güzel
Ve anlamlı gibiydi
Artık bende seviyorum Sinan
Dağlar taşlar şahidim olsun ki” dedi...

Aradan üç hafta geçti
Fakülte bitti...
O yaz nişanlandık
Ve ertesi sene sade bir törenle evlendik
Dağı taşı istemedik
Onun nikah şahidi amcasının oğlu oldu
Benimki de Turgay
Nikah masasında bile deliliği üzerindeydi Gamzenin
İmzayı attıktan sonra ayağıma öyle bir bastı ki
Parmaklarım koptu sandım
Onu o gelinlik bile değiştirmemişti
Gamze yine aynı Gamzeydi
Hiçbir zaman da değişmedi...

Yaa…
İşte böyle çocuklar
Anneniz eskiden böyle bir deliydi.





Yazının Devamı İçin Tıklayın

Konuyu Yollayan: Eftelya
Okunma Sayısı: 196
Yorum Sayısı: 2
Eklenme Tarihi: 03/03/2008
Kategorisi: Aşk Hikayeleri
Cevap Yaz

DeLi Kız - Murat Sinan Ağar, Aşk Hikayeleri, DeLi Kız - Murat Sinan Ağar hikayesi, deli-kiz-murat-sinan-agar hikaye, deli-kiz-murat-sinan-agar hikayeler, deli-kiz-murat-sinan-agar hikaye net, deli-kiz-murat-sinan-agar turk hikaye, deli-kiz-murat-sinan-agar hikaye ozeti, deli-kiz-murat-sinan-agar hikaye com, deli-kiz-murat-sinan-agar sesli hikaye, deli-kiz-murat-sinan-agar hikaye türk, deli-kiz-murat-sinan-agar e hikaye, deli-kiz-murat-sinan-agar türkçe hikaye, deli-kiz-murat-sinan-agar hikaye bul, deli-kiz-murat-sinan-agar hikaye nedir, deli-kiz-murat-sinan-agar hıkaye, deli-kiz-murat-sinan-agar hıkaye net, deli-kiz-murat-sinan-agar HİKAYE,