Beni yetiştirdiğinizi sanan siz . Aslında dünyaya gelmemde sadece bir vesileydiniz . Amacınız yeni bir can dünyaya getirmekti . Peki o cana sahip çıkabildiniz mi ? İlgilendiniz mi?
Bilemezdim ki hayatımın doğduğum gün kadar gri olacağını . Alacakaranlığı hiç sevmedim ki ben . Ya siyah olmalı hayat , yada beyaz . Kurşun ya işlemeli içine , yada vurmadan gitmeli .
Çocukken herşey çok güzeldi . Severdim herşeyi sorgusuz , yalansız . Gülüşlerim sahte değildi
o zamanlar . Pembe düşlerle süslemiştim ruhumu . Sonra büyüdüm . Acının o soğuk yüzünü gördüm .
Yalanları gördüm zamanla . Sahte gülüşleri öğrendim . Gözlerimden kanlı yaşlar akarken , dudaklarımdan sahte gülüşler dökülürdü . Kandırdım sizi yalan mutluluklarla . Sonra bende kanardım farkında olmadan bu yalanlara
Boş kalabalıklar içinde yalnız kaldım hep. Kaybettim kendimi anlamsız suretlerde...
Bu hayatta tutunacak dalımdınız küçükken . Büyüdükçe kırıldı birer birer dallarım . Sonbahardaki
yapraklar misali . Şimdi bu hayat dipsiz bir kuyu , bense düştükçe düşüyorum . Tutunacak ne bir dalım var , ne de tutanım . Bıraktınız beni kendi ellerinizle boşluğa . Yapayalnız çırpınıyorum . Çırpındıkça daha bir düşüyorum .
Dayanmaya çalışıyorum tüm acılara . Düşerken kayboluyorum kimliğimi yitiriyorum bu kuyuda sesim çıkmaz oldu . Umudum kırıldı yavaş yavaş yitiriyorum bedenimi . Ve biliyorum sonunda ulaşacağım tek şey kendim gibi kocaman bir hiç...
Bu hayatta tutunacak dalımdınız küçükken . Büyüdükçe kırıldı birer birer dallarım . Sonbahardaki
yapraklar misali . Şimdi bu hayat dipsiz bir kuyu , bense düştükçe düşüyorum