Fıkralar Gurur Kazası
Temel bir arkadaşından cok iyi tüyo veren bir
adamın adını ögrenir.
Hemen koşar;
- " Bugün yapılacak yarışta hangilerine
oynamalıyım" der.
Adam şöyle bir bakar;
- " Sen kaç yaşındasın?" diye sorar.
- " 28 " der Temel. Adam da;
- " Tamam, git 2 ve 8' e oyna."
Gerçekten adamın verdiği tüyo yarışlar sonunda
tutmuştur.
Temel ikinci hafta yine gider. Yine soru aynıdır.
Adam:
- "Sen kaç kilosun? " der.
Temel
-" 76 kiloyum." deyince;
- " Bu hafta da git 7 ve 6' ya oyna." der.
Bu yarışın sonuçlarını da adam doğru tahmin
etmiştir. Arkadaşları da şaşkınlık içinde
izlemektedirler. Bu kez Temel neyi var neyi
yok satar.
Parasını cebine koyar, yine aynı adamın yolunu
tutar.Adam bu kez
- " Senin ....şeyin... uzunluğu ne kadar? der.
Temel şaşkınlık içinde
- " 25 cm. " deyince adam da
- "Bu sefer de 2 ve 5'e oynayacaksın" der.
Arkadaşları yarışın sonuçlarını çok merak
etmektedirler.Ertesi gün hemen Temel' in
yanına koşarlar ki bir bakarlar Temel' in
yüzü çok kötüdür. Hemen sorarlar ne oldu diye.
Temel' in verdigi yanıt ise şudur:
- " Gururumun kurbani oldum. 1 ve 3 kazandı."
Yetmedi
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan
oluşan bir heyet bir araştırma için arazide
bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen
yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi
bunlara bir şey ikram etmek için biraz ayrılır.
Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba
yerden 1 m kadar yukarda, altındaki dizili
taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş
olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı,
adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini
düşürmüş,böylece daha kolay yakmayı amaçlamış.
"Fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon
yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını
sağlamak istemiş."Jeolog, "burası tektonik
hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir
deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını
sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış.
" Matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine
kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde
ısınmasını sağlamış." Antropolog, "adam ilkel
topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif
biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya
kurmuş." diyerek görüşünü bildirmiş. Bu sırada ev
sahibi içeri girmiş ve ona sobanın yukarda olmasının
nedenini sormuşlar. Adam da cevaplamış: "Boru yetmedi."
Lastik
Yaşlı adamın biri otobüse binmiş.
Oturacak yer yokmuş. Ayakta duruken bastonu
durmadan yerden kayıyormuş. Bunu gören
genç bir adam yaşlı amcaya dönüp:
- "Bey amca, o bastonun ucuna bir lastik
takarsan kaymaz." demiş. Bunun üzerine
yaşlı adam da genç adama dönüp:
-" O lastiği baban zamanında takmış
olsaydı ben şimdi oturuyor olacaktım." demiş
Wilson Çivileri
WILSON CIVILERI Wilson adinda birinin bir çivi fabrikasi vardir ve reklama ihtiyaci vardir.Pazarlamaci bir arkadasi ile konusurken arkadasi "Wilson çivileri" diye bir reklam ayarlayabilecegini ifade eder. "Bana bir hafta ver" der arkadasi, "sana bir kasetle dönecegim" Bir hafta sonra pazarlama uzmani Wilson 'u görmeye gelir. Kaseti videoya koyar ve çalistirir. Romali bir asker Hz.Isa 'yi carmiha çivilemekle mesgul, yüzünü kamereya çevirir ve ; "Wilson çivileri kullanin, onlar herseyi tasirlar" der. Wilson çilgina döner ve bagirir ; "Senin problemin ne? Bunu asla TV de göstermezler, sana ikinci bir sans veriyorum, ama kesinlikle Romalilarin Isa'yi çarmiha germesi gibi seyler istemiyorum" Ikinci hafta pazarlamaci elinde baska bir kasetle gelir, Yine kaseti videoya koyar ve çalistirir. Bu sefer kamera Romanin disindan merkeze dogru yakinlasir ve çarmiha asili Isa'nin önünde durur. Romali bir asker yukari bakar ve 'Wilson çivileri, herseyi tasir'. Wilson kendini tutar bu sefer ; "Sen beni anlamiyorsun, Çarmihta bir Isa istemiyorum.Sana son bir sans veriyorum bir hafta içinde yayinlanabilecek bir reklamla gelmeni istiyorum" Bir hafta daha geçer. Wilson sabirsizca beklemektedir. Pazarlama uzmani yeni kasetiyle gelir.Saçlari uzamis, çiplak bir adam nefes nefese kosmaktadir. Bir düzine romali askerde pesinden kovalamaktadir. Tepenin basina gelirler ve askerlerden biri kameralardan birine dönerek ; 'Wilson çivileri kullansaydik böyle olmazdı!'
Hapis Kaçkını
10 kisiyi oldurmekten omur boyu hapis olan bir mahkum hapisten kacar.Kacarken onune cikan bir eve girer ve yataklarinda uyumakta olan bir cifti esir alir. Adami bir sandalyeye, kadini da yataga baglar. Bir an etrafina bakinip kadinin ustune atlar ve boynunu opmeye baslar. Aradan bir dakika bile gecmez, mahkum yeniden ayaga firlar ve odayi terkeder.Bunun uzerine adam karisiyla konusmaya baslar:
"Sevgilim, bu adam yillardir kadin gormemis.Boynunu nasil optugunu gordum. Sanirim geri gelince seninle birlikte olmak isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun olmasini sagla ki burdan sag cikabilelim. Unutma ki hayatimiz buna bagli. Dayanikli ol ve unutma, seni seviyorum!"der. Kadin bu sozler uzerine gulumser ve sakince konusur:
"Haklisin sevgilim bu adam yillardir kadin gormemis ama o sirada benim boynumu opmedi ki, kulagima senin cok yakisikli oldugunu, seni cok begendigini soyluyordu. Hemen ardindan da bana vazelinin banyoda olup olmadigini sordu. Dayanikli ol ve unutma, ben de seni seviyorum!" ...
Git Başımdan
Padişahın karısı sultan'ın göğüsleri çok
meşhurmuş.Herkesin hayelini süslermiş.
Özelliklede sarayda çalışan Abdül'ün
rüyalarına giriyormuş. Dayanamamış ve
bir gün harem ağasına açılmış.''Sana
1000 altın helal olsun,yeterki yap ''demiş.
Kurnaz harem ağasıda büyücüye losyon
hazırlatıp sultanın banyo sonrası giydiği
korsesine 1 damla damlatmış.Sultan
kaşıntıdan ölecek kimseler çare bulamıyor.
Harem ağası da "Padişahımız sarayda çalışan
Abdül kulunuzun dili sihirlidir tükürüğüyle
çare bulmadığı hastalık yoktur" der padişahta
çaresiz çağırttırır.AbdÜl muradına ermiştir
1 saat boyunca sultanın göğüslerini yalar
çaktırmadan panzehiride sürer. Harem
ağası parasını istediğinde ''Git başımdan
padişaha herşeyi anlatırım senin de kellen
gider benimde ''der. Kızan harem ağası ise
geri kalan losyonun tamamını padişahın
banyodan sonra giyeceği donuna boşaltır...
Kimin Telefonu
Bir golf klübunun soyunma odasında bir sürü adam
giyiniyormuş.Ortada duran bir cep telefonu çalmış,
yakınındaki bir adam hands-free konum düğmesine
basmış ve giyinirken konuşmaya başlamış.
Adam: Alo
Kadın: Merhaba şekerim, kulüpte misin?
Adam: Evet.
Kadın: Ay ben burda süper bir deri ceket gördüm.
1000 dolarcık. Alabilir miyim?
Adam: Oluur, madem çok sevdin, al tabii.
Kadın: Aslında buradan önce de galeriye uğradım.
2005 modelleri gelmiş, tam istediğim renkte birini
buldum.
Adam: Ne kadar?
Kadın: 60 000 dolarcık.
Adam: O parayı vereceksem bütün aksesuarlarını
isterim ama...
Kadın: Yaşasınnn! Bir şey daha var, geçen sene
beğendiğimiz ev yine satılık ve 450 000 dolar
istiyorlar.
Adam: Tamam, ama 420 000 dolardan fazla verme sakın.
Kadın: Oldu şekerim. Sonra görüşürüz. Seni
seviyorum.
Adam: Ben de seni...Görüşürüz.
Adam telefonu kapatıp afallamış şekilde onu seyreden
topluluğa döner ve sorar:
"Bu telefon kimin, bilen var mı?"
Yenisin Heralde
Bir gün bir tavşan keraneye gitmiş. içeri bi bakmış bütün
hepsi tavşan içerdekilerin. artık yeni arayışlar içine girmek istemiş.
Sonunda bi yılan bulmuş. anlaşmılar. Ama yılanın karnı acıkmış.
Tam icraata geçeceklerken yılan bizim tavşanı yemiş. sonra kendi
kendine düşünmüş "ulan ben bunu yedim ama ya yanlış anlaşılıp
kimse gelmezse bana" sonra pişman olup bizim tavşanı kusarak
çıkarmış. Tavşan sonra sormuş "Sen yenisin heralde",
Yılan "yoo nerden çıkardın?" tavşan "BÖYLE AĞIZA MI ALINIR
YAHU? "
Yazının Devamı İçin Tıklayın
Konuyu Yollayan: YéşiL_
Okunma Sayısı: 132
Yorum Sayısı: 0
Eklenme Tarihi: 15/05/2009
Kategorisi: Fıkralar
