1883 yılında doğdu.Çek asıllı Avusturyalı yazar Kafka�nın Prag�da, 1893-1901 arasında gittiği Avusturya Lisesi, O�nun yalnızlığını ve kendi içine kapanmasını pekiştirdi. 1901�de liseyi bitirdikten sonra Prag Üniversitesi�nin Hukuk Fakültesi�ne girdi. Ancak daha çok ilgisini çektiği için Alman edebiyatı derslerini izliyordu. 1902�de Max Brod�la tanıştı. Max Brod, Kafka�nın yaşamı boyunca ilişki kurabildiği sayılı kişiden biri oldu. Kafka�nın ölümünden sonra yakılmasını vasiyet ettiği tüm yapıtlarını Max Bord toplayıp yayınladı.
Kafka ilk eseri olan �Bir Savaşın Tasviri� adlı öyküsünü öğrencilik yıllarında yazdı. 1906�da hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907�de İş Kazaları Sigorta Şirketi�ne memur olarak girdi. Bu şirketteki iş hafif olduğu için, yazı yazmaya zaman ayırabiliyordu. Aynı yıl �Taşrada Düğün Hazırlıkları� adlı öyküsünü yazdı. Büro çalışmasından sıkılıyor, kendini bu çalışma düzenine yabancı görüyordu. Çevreye yabancılaşma duygusu ilk kez �Taşrada Düğün Hazırlıkları�na, beş yıl sonra da �Değişim� adlı öyküsüne yansımıştır.
1912 yılının Kafka için başka bir önemli olayı da nişanlısı Felice Bauer�le tanışmasıdır. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919�a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa Fünce�sinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelemiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka�nın ölümünden çok sonra 1967�de �Felice�ye Mektuplar� adıyla yayınlandı. Kafka�nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi hayatında da belirgin bir biçimde izlenir. Ailesiyle ve babasıyla olan ilişkileri onun için bir korku kaynağı olmuştur. �Hüküm� ve �Değişim� gibi öykülerindeki baba tipleri, babasına yazdığı, ama onun eline ulaşmayan �Babaya Mektup� hep babasıyla arasındaki bu ilişkiyi yansıtan ipuçlarıdır. Genelde, gerçekliğin değişemeyeceğine, değişse de daha farklı olmayacağına inandığı için, siyasi gerçekler karşısında direniş göstermemiştir. 1924 yılında öldü.