Gerçek Yaşam Bu mudur !
hepimiz bir sürü şey yaşadık,yaşıyoruz.herkes kendiyle meşgul ve kendini biliyor.
kimsenin yaşadığı bir diğerini ilgilendirmiyor.
herkes en acısını,en tatlısını,en muhteşemini,en güzelini,en çaresizini yaşadığını zannediyor.
bazen öyle manasız geliyorki yaşananlar,
önemsediğimiz ama içi boş insanlar,çok anlam yüklediğimiz ama elimizden kayıp giden duygular.
kaç kişi bunları farkederek yaşıyor.
herkes bir koşturmanın ve bir telaşın içine düşmüş,nereye koşuyoruz belli değil.
birine hal hatır sorunca bile aldığımız cevap aynı
koşturuyoruz işte
nereye?
günlük anlık zevkelr,
zevk zannedilen geçiştirmeler,
bu gün tatil gezmem gerek,bu akşam arkadaşlarımla buluşmam gerek,
bunlar bile gereklilik olup çıktı hayatımızda.
kendimize soruyormuyuz,ben bundan zevk alıyormuyum,
zevk alarak,içimden gelerek yaptığım neler var,yapabiliyormuyum,yoksa erteliyormuyum.
sevemiyoruz bile.
neden?
çünkü özürlüyüz.duygularımız alınmış adeta.
kendimizi seviyoruz,sevdiğimizi zannediyoruz.
bizden önemli kimse yok ki etrafta sevelim.
bu yüzden,ilişkilerimiz de yüzeysel
arkadaş dediğimiz insanlar,sadece vakit geçirdiklerimiz,
dost dediğimiz birileri varmı,varsa değerini biliyormuyuz?
hayat; eğlenelim,gerisi boş durumumu?
yeni evlenenler bile sanki,yılları tüketmişcesine bıkkın.
yılları tüketmek bıkkınlıkmı getirir?
sevdiğinle evlenmedinmi,
sevmiyorsan ne için evlendin?
bir yarıştır,bir hesap kitaptır gidiyor.
ben ona yemek hazırlamam,hazırlarsam o da bana hizmet etsin..
nedir bu.sevdiğinin önüne bir tabak yemek koymak,çokmu ağır bir şey,
bu bencillikle neden ortak bir hayat kuruluyor,
ev arkadaşlığı değilki bu hayat arkadaşlığı
ama artık o kadar sığ yaşar oldukki,
hep çıkarlarımızı kollamak gibi bir kaygıya düştük,
gardımızı almışız adeta,
kimse beni ezemez,önce ben davranmalıyım,
bu,hayatı zorlaştırmaktan,
kendimize ve çevremize eziyet çektirmekten başka birşey değil.
kendimizi koruma adına bencilleşip,
hayatı çekilmez kıldığımızı farketmiyoruz bile.
mutlumuyuz?
kaçımız mutlu olup olmadığının farkında,
nasıl mutlu hissedilir?
bunun bile farkında değiliz.
çok ilginç ki
aşk kelimesi en çok kullandığımız kelime haline geldi,
herkes birbirine aşkım der oldu,
içini boşallttığımız,gerçeğini yaşamayı bilmediğimiz için,
ama gerçek sevgiden,gerçek aşktan söz edemez olduk.
aşık olanla alay edilildiği için.
gerçek dünyada yaşıyoruz hayat film değil muhabbetleri edildiği için.
bu duygular türk filmlerinden ibaret gibi algılanır oldu..
gerçek dünyada yaşamak,duyguzuzlukmuş gibi..
duygular,yaşamamıza engel oluyormuş gibi..
alıntıdır
Eftelya diyor ki:
HAYAT BİR MÜCADELEDİR. TEK GERÇEK...! GEREKÇELERİMİZDİR...!
GeçeRken aCıLaRdan güLmeyi uNutma
fıRtanaLaRa diRenmekTiR yaŞamaK biRazda
kuRduĞun haYaLLeRi YağmuRLaR yıKSada
Sen YeteR Ki Hep UMUT eT
HayaT DöneR Sana