Kurtuluş Savaşı’nın beyaz maskeli kadını BASLATBedava ödev indir, ödev yükle, okul ödevleri, tez, ödev kapakları, ödev kaynakları, ücretsiz ödev indir, odev indir, ödevi indir, ödevini indir, free beles ödev siteleri, kitap özetleri öss odevi matematik, türkçe, edebiyat, fizik, kimya, geometri, sorular

 Gönülçelen Ailesi MSN'de! Listeye katılmak için tıklayın. Sohbet odasına yönetici başvuruları
MSN'de Gönülçelen'i kullanmak için geniş anlatım.
Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kurtuluş Savaşı’nın beyaz maskeli kadını
Yazar Mesaj
capris
Ziyaretçi / Kayıtlı Değil

 
Mesaj: #1
Kurtuluş Savaşı’nın beyaz maskeli kadını
Kurtuluş Savaşı’nın beyaz maskeli kadını


* Mustafa Armağan



Kadın tarihi”, gerçekten de tarih araştırmalarında ihmal edilen bir alan. Birkaç istisna hariç, tarihin erkek bedenlerinin macerası olarak yazılmasına alışmış durumdayız. Ancak kadınların kendi içerisinde de bir hiyerarşi bulunduğunu görmezlikten gelemeyiz. Yani onların da yazılanları ve yazılmayanları var. Talihlileri ve suskunları, hatırlananları ve unutulanları olduğu gibi…



Bugün size unutturulan bir kadından, Kurtuluş Savaşı’nın beyaz maskeli kadın mücahidinden söz edeceğim; şu Gül Hanım’dan. Mesela yakınlarda yayınlanan ve Yunus Nadi 2006 Sosyal Bilimler Ödülü’nü kazanan Zeki Sarıhan’ın Kurtuluş Savaşı Kadınları (Remzi Kitabevi, 2007) adlı kitabında Gül Hanım hakkında bilinenler tekrarlanır.





Beyaz Maske



Gül Hanım’dan ilk olarak bahseden kişi, bildiğim kadarıyla Kemalettin Sami Paşa’ Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz. ır. Bursa’ Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz. a İstanbullu öğretmenlerin düzenlediği bir toplantıya katılan Kemalettin Sami Paşa, coşkulu konuşmasında Kurtuluş Savaşı cephelerinde bir fırtına gibi esen Gül Hanım efsanesine şöyle yer vermiştir:

“İsimlerini hürmet ve şükranla kaydedeceğim Halide Edip ve Erzurumlu Gül Hanımlar geldiler. Askerle beraber ağladılar. “Eğer vatanı kurtarmadan gelirseniz, kadın olarak size lânet edeceğiz!” dediler. Bütün asker ağlayarak yemin etti. Gül Hanım taarruzdan bir gün evvel, bütün fırkaları gezdi. Askere birer birer yemin ettirdi. Nihayet asker, kalbi aslan gibi kabarmış, ‘Harp isteriz!’ diye ağlıyordu.” (“Millî ordu nasıl doğdu, nasıl kazandı?”, Yakın Tarihimiz, cilt 3, İstanbul 1962, s. 9.)



Kimdi hakikaten bu Gül Hanım? Hiç yüzünü gören olmuş muydu?



Bildiğim kadarıyla savaş yıllarında onun beyaz bir tülbentle örttüğü yüzünü gören tek talihli, yine bir kadın olmaklığı dolayısıyla Halide Edip Adıvar olmuştur. Adıvar’ın anlattıkları dışında bir ‘beyaz maske’ ile cepheden cepheye koşturan ve askerimizi coşturan Gül Hanım’ın yüzü bir sır olarak kalmıştır. Ta ki bu yazıya kadar… Birazdan onunla müşerref olacaksınız.

Ancak Gül Hanım’ın ‘saklı yüzü’yle karşılaşmadan önce onu bize en geniş bir şekilde tanıtan Halide Edip’in hatıralarına başvuralım. Bakalım Türkün Ateşle İmtihanı yazarı cephede beraber gezdiği bu esrarengiz kadın hakkında neler anlatıyor:



Halide Edip bir gün Akşehir’ Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz. e at sırtındadır. Doru adlı atı aniden şaha kalkar. Sebebini biraz sonra anlayacaktır. Önde üç asker gitmektedir. Ancak birisinin başı beyaz bir örtüyle kapalıdır ve gözünde siyah gözlük vardır. Binbaşı Tahsin Beye ‘Kimdir bu adam?’ diye sorar merakla. Aldığı cevap karşısında iyice şaşıracaktır: O bir erkek değil, kadındır! Merakı iyice kabaran yazarımız, muhatabı onun Doğudan geldiğini, biraz sonra da kendisiyle görüşeceğini söyleyince rahatlar.





Cephede iki kadının görüşmesi



Bu görüşmedeki izlenimlerini şöyle aktarır Halide Hanım: “Erzincan’dan garip bir rüya tesiriyle gelmişti. Hazret-i Ali’yi rüyasında görmüş, orduya katılmasını söylemiş. Evini barkını, kocasını bırakarak 15 yaşında oğlu ile orada kumandana gitmiş, o da Garp cephesine yollamıştı. Yunanlılarla savaşmak istiyordu.”



Ardından onun özelliklerini anlatmaya geçer:



“Tatlı bir sesi vardı. Fakat insana huzursuzluk veriyordu. Bana rüyalarını anlattı. Eğer kendisi harbe girerse, Yunanlıların hemen yenileceğine inanıyordu. Hoşuma gitti… Kalbindeki iman ve memleketi kurtarma isteği bizimkinin aynıydı. Diyordu ki,

-Hemen beni cepheye yollayın.”



Ertesi gün Halide Hanım’ın İsmet Paşa’yla görüşmesi sırasında Gül Hanım’dan da bahsettiklerini görüyoruz. Yalnız İsmet Paşa ondan, daha doğrusu ‘maske’sinden biraz rahatsız gibidir.



Tepkisini şöyle dışa vurur: “- Kıyafeti bugüne uymuyor. O garip maskenin arkasında konuşurken insana tuhaf bir his geliyor. Söyle onu başından çıkarsın. Hastanede ona bir yer bulamaz mısın? Yahut tetkik-i mezalim [Yunan zulümlerini inceleme] işlerinde kullanamaz mısın?”



Anlaşılan o ki, Gül Hanım’ın ‘o tuhaf maskesi’, bir diken gibi rahatsız etmektedir İsmet Paşa’yı. Ve yine anlaşılan, Halide Edip Hanım, maskeli hemcinsini yüzünü açmaya ikna etmekle görevlendirilmiştir.



Onu ‘Ortaçağ’dan ve ‘pek isterik ruhundan’ ayırma görevi uğruna yollara düşen yazar, nihayet Gül Hanım’la bir çadırda karşı karşıya gelir. Kendisini asker üniformasıyla kabul eder. Sarı saç örgüleri asker ceketinin üzerinde sallanmaktadır. İnce bir yüzü vardır, küçük bir burnu. Gördüğü çehre, bir cadı yüzü de, bir ermiş yüzü de olmaya müsaittir.



Halide Hanım’ın hastanede çalışma teklifine isyan eden Gül Hanım, ‘uhrevî meseleler’le meşgul olduğunu ve sadece cepheye gitmekle ilgilendiğini söyleyerek kestirip atar.



Aradan bir ay geçer. Genelkurmay Başkanı’nın –Fevzi Çakmak’ın- Halide Edip’e kadından şikayet ettiğine tanık oluruz bu kez. Şikâyetin konusu, Gül Hanım’ın bir köyü basıp ahalinin neleri var neleri yoksa askerlere dağıtmasıdır. Ayrıca rüyalarıyla halkı ‘korkutmaktadır’. Başka herhangi bir bilgi vermez yazar. Ancak bu rüyaların orduya yardım etmedikleri takdirde başlarına kötü işler geleceği yolunda halka korku salmak şeklinde olduğunu tahmin edebiliriz.



Halide Edip burada susuyor. Tarih susuyor. Ve o mektup başlıyor konuşmaya…




İşte o sürpriz mektup




Gelin görün ki, Halide Edip’in hatıralarının yayınlandığı Hayat dergisinde bizi hoş bir sürpriz beklemektedir. 29 Haziran 1960 tarihli 18. sayıda muhtemelen bir ay önce yapılan ihtilalin gürültüsü patırtısı içinde bir ayrıntı gözlerden kaçmış olmalı. Bu yüzden şimdiye kadar dikkat eden olmamış bu mektuba.



Sözünü edeceğim, bir okuyucu mektubu. Bu sürpriz mektubun başında bir kapalı hanım teyzenin fotoğrafı yer almaktadır. Mektup, İzmir Bornova’dan emekli Topçu Yarbayı A. Osman Usman tarafından Gül Hanım’ın ağzından yazılmıştır ve dergide “Gül Hanım rüyasını ve hâtıralarını anlatıyor” başlığıyla duyurulmuştur.



İşte hayatı ve yapıp ettikleri üzerindeki sır perdesini kaldıran o sürpriz mektuptan bazı pasajlar (bu arada Halide Edip’in Erzincanlı dediği kahramanımızın Erzurumlu olduğunu öğreniyoruz):



“20 yaşında iken Erzurum’ Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz. a, Yunanlıların Ankara’ya çok yaklaşmış olduğunu işittim. Buna çok üzüldüm. Kadınların da toplanarak düşmana karşı koymaları gerektiğini düşünerek teşebbüse giriştim. Haki kumaştan bir asker elbisesi yaptırdım. Bu sırada şöyle bir rüya gördüm:





Hayatını değiştiren rüya



“Karanlık bir gecede, düz ve geniş bir meydanda kara bir ordu toplanmıştı. Ben bu orduyu havadan görüyordum. Düşman ordusu olan bu ordu daha sonra parçalandı, bunların yerini Türk askerleri aldı. O zaman ben de yere indim. Türk askerlerinden biri bana bir dağ eteğinde birçok deve gösterdi. Her devenin başında beyaz bir sarık vardı. Ben “Bunlar deve değil, Hazret-i Ali’nin kendisi ve bakışları” dedim. Bu esnada yanımda bir çocuk belirdi. Ona “Nur-ı Muhammed Erzurum’daki Evliya Abdurrahman Gazi senin neyindir?” dedim. “Benim amcamdır” dedi. “Ya benim neyimdir?” diye sorduğum zaman “Senin de kardeşindir” diye cevap verdi.



Bu rüya üzerine Kars’ta bulunan Kâzım Karabekir Paşa’ya mektup yazarak rüyamı anlattım ve harb etmek üzere askere alınmamı istedim. O da Atatürk’e yazmış. Atatürk, Müstahkem Mevkie [Komutanlığına] emir vererek “Kocası müsaade ederse 21. Fırka ile gelsin” demiş. Bu fırka ile Koçhisar yakınına kadar geldim, oradan ayrılarak Ankara’ya gittim. Tam asker kıyafetinde ve tepeden tırnağa kadar silâhlı idim.



Ankara’ Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz. a Atatürk beni Çankaya’ya çağırdı. Gittim. Kış dolayısıyla geç kaldığımı anlattım. Düşmanla savaşmak, ondan memleketimin intikamını almak için geldiğimi, müsaade edilmesini rica ettim. Memnun oldu. Yüzüm kapalı idi. Yalnız gözlerim açıktı. Beni İnönü’nün yanına gönderdi. 15 gün Akşehir’ Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz. e İnönü’nün yanında kaldım. Ondan cepheye sevkimi istedim. Beni 1. Orduya gönderdi. Bütün 1. Ordu birliklerini dolaşarak askeri teşci ettim [yüreklendirdim]. Büyük Taarruza askerler arasında katıldım. Ordu, Afyon’a girerken bulundum. Rüyamda gördüğüm dağın meşhur Afyon dağı olduğunu o zaman anladım. Afyon’dan sonra İzmir istikametine ilerleyen birliklerle geceli gündüzlü yürüyerek ve savaşarak 9 Eylül 1922’ Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz. e İzmir’e girdim. İzmir’e girdikten sonra Atatürk’ü Göztepe’ Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz. e ziyaret ettim. Beni kabul etti. Memnuniyetini bildirdi ve bana Bornova’ Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz. a ev ve arazi verdirtti.”



Soyadı kanunundan sonra “Yurdaköle” soyadını almış bulunan Gül Hanım, son olarak hastalıkların kendisini yıprattığını, fakat gerekirse yine yurdu için savaşmaya hazır olduğunu söylemiştir. O, kırmızı şeritli İstiklal Madalyasına baka baka kendisini Erzurum’dan Bornova’ya çeken büyük rüyaya dalmıştır yeniden.

Gül Hanım rüyaya dalıyor, tarih rüyadan uyanıyor
24-09-2007 07:07:17
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  AnadoLu Adını Nereden ALmıştır.? ## CeyLiN ## 1 53 13-10-2008 11:26:25
Son Mesaj: altincihis
  Avrupa, TürkLeri NasıL Görüyordu.? ## CeyLiN ## 0 83 03-06-2008 06:52:48
Son Mesaj: ## CeyLiN ##
  I. Kosova Savaşı unforgiven 1 137 21-02-2008 16:19:50
Son Mesaj: fatihokudu
  Malazgirt Savaşı (Malazgirt Zaferi) ÇAKAL 1 1,626 17-11-2007 11:26:30
Son Mesaj: dilekeş
  Osmanlı,Huzuru Nasıl Sağladı Papatya 0 158 25-09-2007 02:37:30
Son Mesaj: Papatya
  POMAKLAR’IN YAŞADIĞI BÖLGELER ve NÜFUSU capris 0 244 24-09-2007 07:11:31
Son Mesaj: capris
  İlk Türk Kadını Şehit Olurken ... B0ZB3Y 3 305 06-09-2007 17:44:35
Son Mesaj: eriha

Forum Atla:

1 2 3 64 131 266 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 286 283 284 285 287 288 289 290 291 292 293 262 264 267 263 294 295 296 297 298 4 255 256 5 6 7 251 8 71 260 75 72 73 74 76 77 78 79 80 81 82 83 84 9 10 12 14 13 17 18 16 236 11 15 19 20 21 42 43 44 45 55 28 22 27 95 31 30 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 63 233 52 103 234 248 46 48 125 47 49 50 261 85 86 87 88 89 90 91 141 23 24 25 129 133 132 134 26 253 100 220 232 235 92 29 110 93 96 94 97 98 99 126 128 101 65 66 67 68 69 70 130 146 147 148 149 150 151 212 213 214 209 221 222 223 224 225 226 117 118 119 120 121 122 123 124 102 104 105 106 107 108 109 145 111 112 113 114 115 116 127 56 57 58 59 60 61 62 51 53 54 252 185 186 210 187 211 188 215 216 217 218 219 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 230 231 152 184 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 178 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 179 180 181 182 183 227 237 243 238 239 240 241 242 244 245 246 247 250 142 143 f1 f2 f3 f64 f131 f266 f268 f269 f270 f271 f272 f273 f274 f275 f276 f277 f278 f279 f280 f281 f282 f286 f283 f284 f285 f287 f288 f289 f290 f291 f292 f293 f262 f264 f267 f263 f294 f295 f296 f297 f298 f4 f255 f256 f5 f6 f7 f251 f8 f71 f260 f75 f72 f73 f74 f76 f77 f78 f79 f80 f81 f82 f83 f84 f9 f10 f12 f14 f13 f17 f18 f16 f236 f11 f15 f19 f20 f21 f42 f43 f44 f45 f55 f28 f22 f27 f95 f31 f30 f32 f33 f34 f35 f36 f37 f38 f39 f40 f41 f63 f233 f52 f103 f234 f248 f46 f48 f125 f47 f49 f50 f261 f85 f86 f87 f88 f89 f90 f91 f141 f23 f24 f25 f129 f133 f132 f134 f26 f253 f100 f220 f232 f235 f92 f29 f110 f93 f96 f94 f97 f98 f99 f126 f128 f101 f65 f66 f67 f68 f69 f70 f130 f146 f147 f148 f149 f150 f151 f212 f213 f214 f209 f221 f222 f223 f224 f225 f226 f117 f118 f119 f120 f121 f122 f123 f124 f102 f104 f105 f106 f107 f108 f109 f145 f111 f112 f113 f114 f115 f116 f127 f56 f57 f58 f59 f60 f61 f62 f51 f53 f54 f252 f185 f186 f210 f187 f211 f188 f215 f216 f217 f218 f219 f189 f190 f191 f192 f193 f194 f195 f196 f197 f198 f199 f200 f201 f202 f203 f204 f205 f206 f207 f208 f230 f231 f152 f184 f153 f154 f155 f156 f157 f158 f159 f160 f161 f162 f163 f164 f165 f166 f178 f167 f168 f169 f170 f171 f172 f173 f174 f175 f176 f177 f179 f180 f181 f182 f183 f227 f237 f243 f238 f239 f240 f241 f242 f244 f245 f246 f247 f250 f142 f143