Kullanıcı Adım

Şifrem

Üye Ol
Kutadgubilig Günlüğü - 9 -

Sevgili günlük;


Forumdaki sevgili dostların bazıları sağolsun duyarlı davranıp okuyorlar yazdıklarımı. Gerek iş, gerekse özel hayattaki diğer olaylar her şeyi bir günde bir sayfada vermemi engelliyor. Zaten her şeyi bir sayfada versem uzun görünecek ve kimse okumayacak veya vakit bulamayacak. Üzülerek müşahade ettim ki bazı dostlar bazı konuların sonunu ya beklemeden ya da okumadan çabucak yanlış anlayıp, yanlış yargılara vardılar. Ben isterim ki; beni ya da fikirlerimi, dahası iç dünyamı önemseyen ya da merak eden dostlarım, sevdiklerim, sevenlerim beni totalde ben yapan detayların sadece birine şartlanmadan biraz daha sabırlı ve hoşgörülü yaklaşsınlar. Detaylar oraya aktarılıp, bütün çıkınca; ETİYLE, KEMİĞİYLE, EĞRİ VE DOĞRULARIYLA, HATALARIYLA, SEVGİLERİYLE, ZAAFLARIYLA BİR İNSAN ÇIKACAK ORTAYA.

Evet bir insan yani HOMO-SAPIENS.


Bir farkım var: ben "saklama, değiştirme, ambalajı süsleme, vitrine oynama..." gibi şeyler yapmıyorum. Birilerinin gözüne girmek ya da takdir toplamak için içimden geçenleri riya ederek veya değiştirerek sunmuyorum. Kimseyi kandırmamak, yanıltmamak, farklı yüzler sergileyip sonradan farklı yüz ortaya çıkarmamaktır maksadım. Ben buyum ve böyle düşünüyorum. Sebeplerimi de aklımın erdiği, cümlemin yettiği oranda açıklıyorum. Hiç kimse hal ve tavırlarına birebir kendisi karar vermez. Çünkü bilimsel bir gerçektir ki hepimiz; tavırlarımız, olaylara bakış açılarımız, mitlerimiz ve reflekslerimiz ile, içinde yetiştiğimiz toplumun, ekonomik şartların, eğitimin ve tecrübelerin ürünüyüz...


Sebep- sonuç ilişkisi, etki-tepki mekanizması, "söyleyene değil söyletene bak!" kurgusu dikkate alınıp "burada bir insan çırpınıyor, burada birileri sessiz bir çığlık içinde" diye düşünülürse bazı sivri gibi duran kelimeler daha hoşgörü ile algılanabilir. Hoş görüyü ve çağrışım olarak Mevlana ve öğretilerini hepimiz benimser ve vurgularız ama ya uygulamada…?

Kanımca "hoşgörülüyüz!" derken sadece bizim gibi düşünenleri onaylamayı hoşgörü sanıyoruz. Oysa ki hoşgörü; bizim düşüncemize taban tabana zıt olan bir düşünceyi bile birebir katılmasak ta empati yapıp, o kişinin yerine kendimizi koyup "eğer ona yapılan bana yapılsa veya onun etkilendiği olaylardan ben etkilensem tepkim farklı mı olurdu?" diye düşünmek ve en azından anlama yoluna gitmektir.
Ben bu günlük daha fazla uzatmadan sevdiklerim ve varsa beni sevenler nezdinde tüm forumu ve tüm insanlığı hoşgörüye, yıkmamaya, yapmaya ve onarmaya davet ediyorum. Dışlamak, yıkmak, azaltmak kolaydır.
Lütfen hoşgörün,
dışlamayın,
birleştirin,
yapın,
azaltmayın-arttırın,
yaralamayın- yaralarısarın…
sarın….!


HANGİ AYRILIK
(GİDİYORUM)


[youtube]DuiRKge9pMU[/youtube]


HANGİ AYRILIK


[youtube]BizCxsTm9q0&feature=related[/youtube]



Hangi Ayrılık?


Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?

Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?





Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
Hangi cama kafa atsam?
Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?


Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
Hiç sanmam! ...
Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
Hangi mübarek dua,
Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
Olur mu be! . olur mu?
Bu da benim gibi adama yapılır mı?
Aşk dediğin mendil mi?
Buruşturup bir kenara atılır mı?
VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?

Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?




Dağ gibi adamı eze eze! .....
Hangi anası tipli parlak çömeze,
Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
Ve! .. Hangi su bağışlatır?
Hangi musalla temizler seni?


Bu Nasıl Ayrılık? ...



Yusuf Hayaloğlu


Yazının Devamı İçin Tıklayın

Konuyu Yollayan: kutatgubilig
Okunma Sayısı: 204
Yorum Sayısı: 12
Eklenme Tarihi: 07/04/2008
Kategorisi: Blolog
Cevap Yaz

KUTADGUBİLİG GÜNLÜĞÜ -- 9 --, Blolog, KUTADGUBİLİG GÜNLÜĞÜ -- 9 -- blog al, kutadgubilig-gunlugu-9- blog sitesi, kutadgubilig-gunlugu-9- ücretsiz blog, kutadgubilig-gunlugu-9- blogger, kutadgubilig-gunlugu-9- bloglar, kutadgubilig-gunlugu-9- msn blog, kutadgubilig-gunlugu-9- yemek blog, kutadgubilig-gunlugu-9- aşk blog, kutadgubilig-gunlugu-9- blog search, kutadgubilig-gunlugu-9- örgü blog, kutadgubilig-gunlugu-9- wordpress