Gönülçelen.Net Ana Sayfa
 
Forum Ana Sayfası

Üye Çıkışı

Gümrük Vergileri Hızla Düşürülecek Stockholm'de Su Sorunu Masada Futbolda Şiddet Önlemleri Devrede Eşler Birbirini Dumanla Öldürüyor Big Ben 6 Haftalık İstirahatte "maliki Sözünü Tutamaz" Çöl Karakteri Oluşuyor... Beşiktaş 3 Puanla Başladı İstanbul Ve Ankara'da Elektrik Kesintisi Harry Potter'ın Son Macerası Vizyonda


[align=justify]Sevgili günlük;

Bir zamanlar okuduğum bir yazıda “erkekler sorunlarından uyuyarak kaçıyor”. ( yazıyı foruma da eklemeliyim)Yazıdaki bu tez doğru mu çıktı ne? Normal şartlarda son dönemlerde müzmin uykusuzlukla uğraşırken bu günlerde hep uyur oldum. Bu bir kaçış mı? Unutma çabası mı? Bilmiyorum. O kadar çok şey var ki boğuştuğum, dert edindiğim. Hem de başkalarının gülüp geçtiği veya yaşamayı kar saydığı şeyler…

İnsanın bohemleştiği, kendini saldığı, “bırak nerde ince ise ordan kopsun” dediği bir nokta vardır. Çünkü bütün iyi niyet, bütün çözüm üretme çabaları, bütün adımlar atılmış ve denenmiş ise ya oluruna bırakmak lazım, ya vazgeçmek ya da yenildim moduna girip bunalım takılmak. "Hangisi doğru, hangisi sağlıklı, bana hangisi yaraşır?" diye kafa patlatmaktan yoruldum artık.

Oturup kendi kendime en acımasız eleştirileri yapıyorum. Ben haksızım ön kabulüyle yola çıkıp tüm yaptıklarımı, tüm konuştuklarımı yargılıyorum bir-bir… Bakıyorum ki daha çıkış noktamdan itibaren ben iyi amaç ve niyetle yola çıkmışım. Amacım yıkmak değil yapmak, onarmak, kazanmak ve kazandırmak. O halde neden böyle? Neden bir şeyler yerli yerine oturmuyor? Neden muhatabımı ve muhataplarımı memnun ve mutlu edemiyorum ve neden ben kalıcı bir mutluluk içinde değilim? Niyetimin iyi olduğundan eminim. Attığım adımların amacının da iyi olduğuna eminim. Demek ya ben kendimi doğru ifade edemiyorum ya da muhataplarım ifadelerimi yanlış anlıyor…

Peki nereye kadar? Hep erteledik güzellikleri ve güzel günleri. Hep büyüyeceğiz de güzel şeyler olacak diye bekledik durduk. Oysa ki ömür beklemiyor her gün bir sayfasını hoyratça koparıp götüren hayat. Kemirdi dert ile, keder ile ömrümüzü dirhem dirhem… Evet nereye kadar? Yaş gelip geçti ömür kemale erdi…

Ben ne zaman yaşayacağım yaşamadığım çocukluğumu? Ben ne zaman yaşayacağım hiç tadına bile bakmadığım gençliğimi?

Sorular, sorular, sorular…

Öyle bir noktaya geliyorum ki ölümün sakin ve sessiz dinginliğini özlüyorum.

Ölmek en huzurlu ödül sanırım boş geçen ömrümüze…

 Kutatgubilig Günlüğü - 3 
 adlı bu yazının tamamını ve yapılan yorumları okumak için tıklayın. 
 
 
KUTATGUBİLİG GÜNLÜĞÜ-3 Blolog, KUTATGUBİLİG GÜNLÜĞÜ-3 blog al, blog sitesi, ücretsiz blog, blogger, bloglar, msn blog, yemek blog, aşk blog, blog search, örgü blog, wordpress
 
Kullanıcı Kontrol Paneli
Özel Mesajlarınız
Arkadaşlarım Listesi - Düzenle
Profil Düzenle
İmza Düzenle
Avatar Düzenle
 
   
 

Sitemize reklam vermek veya sponsor olmak istiyorsanız lütfen Gülay Evci ile iletişime geçiniz.
Telefon : 0555 727 63 61

 

  Gönülçelen Forum v1.2.9, Coded by My Bulletin Board | Gönülçelen Portal GCP v2.1 Beta, Coded by Nurullah Okatan