An gelir boğuşup durduğun realitelerinden ve beynini kemirip duran düşüncelerden, soru ve sorunlardan sıyrılmak ve yeni bir sayfa açmak istersin. Bu bir irade midir yoksa baş edemediğin, içinden çıkamadığın var olan sorunları yok edip bilinçaltına gömmek veya hepimizin yaptığı hatayı tekrarlayıp sadece yumurta kapıya gelene kadar sorunlarla yüzleşmeyi veya çözüm üretmeyi erteleme tembelliği midir?
An gelir yeni ilkeler, yeni hedefler ve kendinize koyduğunuz yeni kurallar sıralarsınız alt-alta... İyi de; yok saysanız da yok olmayacak geçmişiniz, yok saysanız da yok olmayacak geçim vs. gibi hayat gaileniz, borçlarınız, alacaklarınız, sevseniz de sevmeseniz de akraba, konu-komşu efradınız... Tutar çekiştirir bir yerlerinizden. Her kes toplumda alışılmış olan kalıplarda değerlendirir her tutum ve davranışı. Siz öyle tercih etmeseniz de toplum başkalarının aferin demesine şartlanmıştır. "El-alem ne der?" sendromundan ibarettir tüm hedeflerimiz, amaçlarımız ve hayat tarzımız. Kırmak istersiniz bu zinciri, kısır döngüyü... Sorumluluklarınız veya sorumluluklarını taşıdığınız insanların tercih ve ihtiyaçları bağlar. Kıpırdayamazsınız. Asi olmak yetmez, isyan etmek yetmez, yenilikçi olmak, özgürlükçü olmak yetmez... Kalıplar ve klişeler hayatınızın ve çevrenizin her hücresine yerleşmiştir artık. Toplum yargıları sizin itirazınıza rağmen sizi bilinen bir robot yaşama yani alışılmışın tekrarına ya da taklidine zorlar.
Buna rağmen direnmek, makus talihi değiştirmek isteseniz de ya ekonomik zorunluluklar bağlar bir yerlerinizden ya da kaza- bela gibi hesabını yapmadığınız olağan üstü olaylar. Dönenir durursunuz kendi içinizdeki duvarlarını yıkmak istediğiniz daracık dünyada.
Msn listemde olan birinin nickinde çok güzel bir cümle vardı. "Aklı ile övünen kişi hücresinin bolluğuyla övünen mahkuma benzer". Ne kadar güzel bir benzetme. Sıradan olmayışınız, gelişime ve geliştirmeye açık oluşunuz, aklınızın sınırlarını zorlamanız, var olanla yetinmeyişiniz size artı değerler üretecekken; hem var olan toplumsal kalıplardan dışarı çıkamamanın hem de var olanla yetinmeyişinizden kaynaklanan müzmin mutsuzluğunuzun mahkumiyetini çekersiniz...
Kime gitmeli, kime anlatmalı, nerden, nerelerden ya da kimden, kimlerden ve nasıl yardım almalı? Her gördüğünüz zeka pırıltısı içeren kişiyi piyangonun büyük ikramiyesi görüp dört elle sarılır, kafanızda onu özel bir yerlere oturtur ve onu da sizin gibi idealist sanır ve inanırsınız. Ama gün geçip bağlandıkça yeni tavır ve yeni yüzlerini gördükçe, farkedersiniz ki; o da alışılmışın, bilinenin hazzını yaşamak istiyor. Sıradanlığın tadını çıkarmak istiyor.
Ben günler ve gecelerce bana bir kereye mahsus tanınmış bu ömrü; "programlanmış oyuncak bir tren gibi yoldan, yani raydan çıkmamak üzere yürütmek mi, yoksa bana verilmiş aklın üreteceği alternatif çıkar yolları değerlendirmekle mi gel-gitleri" yaşamakla meşgul olup beynimin ve bilinçaltımın labirentvari çıkmazlarında debelenmekteyim.
BİLİYORUM Kİ NE KİMSE KAFA YORACAK, NE KİMSE ANLAMA GEREĞİ DUYACAK...
(Bu Mesaj 26-02-2008 01:11:55 değiştirilmiştir. Değiştiren : kutatgubilig.)
onur, geçen gün bir yazı okumuştum her ne kadar çevremizdeki, yakınımızdaki insanlara benzemek istemesekte, arkadaşlarımızın bazı huylarını beğenmesekte, insanın çevresi aynasıdır.Ve insan zamanla istemesede, bu çevrenin bir parçası olur.
farkettiğinde ise artık çok geç olabilir ve hayat seni bir kısırdöngüye götürür.bazen farklı olma çabaları boşa kürek çekmek olabilir.
teşekkürler Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz.
akarsuyun içinde bir dalsın sadece karsı koyabılırmısın akışının hızına debısıne engel olabılır mısın?
yada ters yöne akabılır misin?
etrafındaki insanları boşverıp yok sayabılır mısın onları hayal kırıklıgına ugratabılır mısın ?
onların gerceklerı senın gerceklşerın olur ,zaten o söylencelerle buyumuşsundür; onları yıkıp atabılır mısın?
o gerçekler senın gerçeklerın onların ıdeaları senın ıdealırın olmuştur...
tugce23 Yazılan:akarsuyun içinde bir dalsın sadece karsı koyabılırmısın akışının hızına debısıne engel olabılır mısın?
yada ters yöne akabılır misin?
etrafındaki insanları boşverıp yok sayabılır mısın onları hayal kırıklıgına ugratabılır mısın ?
onların gerceklerı senın gerceklşerın olur ,zaten o söylencelerle buyumuşsundür; onları yıkıp atabılır mısın?
o gerçekler senın gerçeklerın onların ıdeaları senın ıdealırın olmuştur...
TÜM İCATLAR VE KEŞİFLER VE HATTA TÜM BİLİMSEL GELİŞMELER AYNI ŞEYE BAKIP AYNI ŞEYİ GÖREN GENELİN DIŞINDA FARKLI BİŞEYLER GÖREBİLENLER TARAFINDAN YAPILMIŞTIR.
SIRADANLIĞIN TADINI ÇIKARMAK İSTEYENLERE DE EYVALLAH...
özlemm Yazılan:onur, geçen gün bir yazı okumuştum her ne kadar çevremizdeki, yakınımızdaki insanlara benzemek istemesekte, arkadaşlarımızın bazı huylarını beğenmesekte, insanın çevresi aynasıdır.Ve insan zamanla istemesede, bu çevrenin bir parçası olur.
farkettiğinde ise artık çok geç olabilir ve hayat seni bir kısırdöngüye götürür.bazen farklı olma çabaları boşa kürek çekmek olabilir.
teşekkürler Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz.
güzel bir analiz ve güzel bir yorum konuya ilgin ve katkın için teşekkürler.
Çok güzel yazmışsın Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz. "El-alem ne der?" sendromundan ibarettir tüm hedeflerimiz, amaçlarımız ve hayat tarzımız. Buna % 100 katılıyorum. Bazen el- alem ne der diye yapmak istediklerimizi yapmıyoruz. Erteliyoruz isteklerimizi, onlara göre seçiyoruz bir takım şeyleri. El-alem den kime ne ? Bunu yapamıyoruz işte. Varsa yoksa millete hoş görünme çabası. Birisinin gözüne girmek . Bunların kime ne yararı var ki? Kendimizi kandırmaktan başka birşey yapmıyoruz bence Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz.
(Bu Mesaj 27-02-2008 08:24:04 değiştirilmiştir. Değiştiren : TERİANA.)