Kutatgubilig Günlüğü - 3 [align=justify]Sevgili günlük;
Bir zamanlar okuduğum bir yazıda “erkekler sorunlarından uyuyarak kaçıyor”. ( yazıyı foruma da eklemeliyim)Yazıdaki bu tez doğru mu çıktı ne? Normal şartlarda son dönemlerde müzmin uykusuzlukla uğraşırken bu günlerde hep uyur oldum. Bu bir kaçış mı? Unutma çabası mı? Bilmiyorum. O kadar çok şey var ki boğuştuğum, dert edindiğim. Hem de başkalarının gülüp geçtiği veya yaşamayı kar saydığı şeyler…
İnsanın bohemleştiği, kendini saldığı, “bırak nerde ince ise ordan kopsun” dediği bir nokta vardır. Çünkü bütün iyi niyet, bütün çözüm üretme çabaları, bütün adımlar atılmış ve denenmiş ise ya oluruna bırakmak lazım, ya vazgeçmek ya da yenildim moduna girip bunalım takılmak. "Hangisi doğru, hangisi sağlıklı, bana hangisi yaraşır?" diye kafa patlatmaktan yoruldum artık.
Oturup kendi kendime en acımasız eleştirileri yapıyorum. Ben haksızım ön kabulüyle yola çıkıp tüm yaptıklarımı, tüm konuştuklarımı yargılıyorum bir-bir… Bakıyorum ki daha çıkış noktamdan itibaren ben iyi amaç ve niyetle yola çıkmışım. Amacım yıkmak değil yapmak, onarmak, kazanmak ve kazandırmak. O halde neden böyle? Neden bir şeyler yerli yerine oturmuyor? Neden muhatabımı ve muhataplarımı memnun ve mutlu edemiyorum ve neden ben kalıcı bir mutluluk içinde değilim? Niyetimin iyi olduğundan eminim. Attığım adımların amacının da iyi olduğuna eminim. Demek ya ben kendimi doğru ifade edemiyorum ya da muhataplarım ifadelerimi yanlış anlıyor…
Peki nereye kadar? Hep erteledik güzellikleri ve güzel günleri. Hep büyüyeceğiz de güzel şeyler olacak diye bekledik durduk. Oysa ki ömür beklemiyor her gün bir sayfasını hoyratça koparıp götüren hayat. Kemirdi dert ile, keder ile ömrümüzü dirhem dirhem… Evet nereye kadar? Yaş gelip geçti ömür kemale erdi…
Ben ne zaman yaşayacağım yaşamadığım çocukluğumu? Ben ne zaman yaşayacağım hiç tadına bile bakmadığım gençliğimi?
Sorular, sorular, sorular…
Öyle bir noktaya geliyorum ki ölümün sakin ve sessiz dinginliğini özlüyorum.
Ölmek en huzurlu ödül sanırım boş geçen ömrümüze…
Yazının Devamı İçin Tıklayın
Konuyu Yollayan: kutatgubilig
Okunma Sayısı: 316
Yorum Sayısı: 12
Eklenme Tarihi: 25/02/2008
Kategorisi: Blolog
