Gönülçelen.Net Ana Sayfa
 
Forum Ana Sayfası

Üye Çıkışı

Gümrük Vergileri Hızla Düşürülecek Stockholm'de Su Sorunu Masada Futbolda Şiddet Önlemleri Devrede Eşler Birbirini Dumanla Öldürüyor Big Ben 6 Haftalık İstirahatte "maliki Sözünü Tutamaz" Çöl Karakteri Oluşuyor... Beşiktaş 3 Puanla Başladı İstanbul Ve Ankara'da Elektrik Kesintisi Harry Potter'ın Son Macerası Vizyonda


" Yüzyıllar önce yüzyıl uyuyan bir prenses varmış ,bir büyücünün zulmünün
esaretinde kimbilir belki olabilecek bir uyanışı beklemiş yüzyıl boyunca. "

İşte o masal;
Her masalın ,her söylencenin uzun uykusunda bir uyanma vakti vardır.
Ve o gelmeden girişilen her eylem bir serüven yalnızlığı olarak kalır.
Öyle anılır. Ve yüzyıl sonra vadesi erişip bir prens çıkmış ortaya.
Masalın ve yüzyılın kendisine verdiği bu görevi seve seve üstlenmiş;
zaten uyuyan güzel hakkında yüzyıldır söylenegelenlerin etkisinde
daha onu görmeden deliler gibi tutulmuş ona.
Kendisine verilmiş misyona mı, uyuyan güzele mi aşık olduğunu
ayıredemeyecek kadar toymuş o zamanlar.
Böylelikle hayranlığın ,sevginin,sevdanın,aşkın,cinse lliğin ve
beraberliğin bir kulak dolgunluğu olduğunu birkez daha görüyoruz "Bizim"sandığımız birçok
duygunun,düşüncenin,değerin ve doğrunun içimize usul usul işlenmiş bir kulak dolgunluğu olduğunu...
Ve prens dudaklarında yüzyıldır beklettiği öpücüğüyle birlikte s
araya doğru yollandı.
Masalına kahraman olma zamanı gelmişti.
Prensesin odasına geldi.Prenses uykusunun içersinde batık bir gemi gibi gizemliydi.
Uykusuyla bütünlenmiş güzelliğine, efsanesinin güzelleştirdiği yüzüne uzun uzun baktı Prens.
Çok uzaktan , çok uzaklardan, tam yüzyıl sonrasından baktı.
Sonra kararını verdi:
Aradan yüzyıl geçse de uyandırmayacaktı onu.
O gün gelse de.
Uyandırdığında bu sevdanın,bu büyünün,bu tılsımın bozulacağını biliyordu çünkü;
bir bakış,birkaç söz,bir dokunuş herşeyi bozacaktı.Sevmek suskunluktu, sevmek
kesin sessizlikti,sevmek uzaklıktı,sevmek dokunamamak,erişememek,
sevişememekti.
Ya da yüzyıldır böyle öğretilmişti sevmek.
Gözlerini açar açmaz ,yüzyıldır gördüğü düşlerin anımsayamadıklarından ve o
düşlerin tümünden,sızıya benzer bir duygu olacaktı kalakalmış olan. Biliyordu bu
sızı hep olacaktı.Kaldı ki,o düşlerin tümüne eğemen olan ortak motifler,zaman
zaman,yani yaşadıkça;yaşamını,ilişkilerin i yoklayacaktı elbet. O düşlerin tümü
anımsanmak içindi.Sonsuz bir anımsayıştı herşey;anımsayış ve unutuş.Ömrünün
bundan sonrası düşlerinde gördüklerini yaşamakla geçecekti.İnsan uzun
uykulardan sonra yalvaç bir yalnızlığa uyanıyor.
Aradan yüzyıl geçtikten sonra hiçbir uyanış mutlu olamaz.
Benim için artık çok geç kalmış bir sevgi bu,ben seversem yüzyıl öncesinin
sevgisiyle seveceğim,o severse, beni üzerinden yüzyıl geçmiş bir sevgiyle
sevecek.Aramızda kaç takvimin uzaklığı duruyor.Bir öpücük,yalnızca bir öpücük
bu uzaklığı kapatmaya yeter mi?
Sevgi,
Zehirli bir düşün,büyülü sözcüğü...
Öte yandan sevmek göze almaktı,sonuna dek gitmekti,gidebilmek yürekliliğiydi.
Biliyordu prenses uykusundan uyandığında,ya da uyanır uyanmaz onu eskisi
kadar sevmeyecekti.Çünkü sevmek sessiz ve tek başına birşeydi. Sevmek
yalnızlıktır.Onu eskisi kadar sevemeyeceğinden korkuyordu.Onu uyandırmaktan
korkuyordu.
Eskisi kadar sevemeyecekti,belki de hiç sevemeyecekti.Çünkü arada o orman, o
karanlık,o geçit vermez,o giz olmayacaktı artık.İşte odasında duruyordu.
Duman inceliğinde bir boşluk dolanıyordu yüreğini.

Arada ne ormanın, ne de yüzyılın karanlığı olmadan onu nasıl sevebilirdi?
Bu kadar büyük sorumluluğu yüklenebilirmiydi?Sevmenin zahmetini,
birlikte omuzlanacak olan zahmeti yüklenebilirmiydi?
Paylaşmaya,tartışmaya,özveriye ,anlayışa gereksinen iki kişilik ilişkiyi
göğüsleyebilir,götürebilirmiydi?
Sevmek imkansızlıktı.
Kendimizde beslediğimiz,kendimizde büyüttüğümüz,kendimizde saklı duran bir
şeydir sevmek.O hep bizdedir,bizledir,usul usul biriktiririz onu,içimizde yığılı
durur.Ve günün birinde ansızın karşımıza biri çıktığında sanırız ki içimizden
boşalıveren bütün bu duyguları o taşımıştır bize.
Sevmek,kendi kendimizi büyülemektir; kendi kendimize yaptığımız büyü.
Oysa yeniden başlayacaktır arayışlar,pişmanlıklar,yanılgı lar.Herşey "tamamlanmak" içindir.
Çoğu kez ölümün tamamlayıcı ellerine dek aynı umut, aynı arayış,
aynı çırpınış ve aynı perişanlıkla sürükleniriz.
Gözümüz arkada kalmıştır.
Ansızın anladı ki uyuyan güzelin kendisini değil,masalını seviyordu Prens ...
Ve ...
Masalın bittiği yerde hayat başlar ...

"Murathan Mungan"

 Masalın Bittiği Yerde Hayat Başlar ... 
 adlı bu yazının tamamını ve yapılan yorumları okumak için tıklayın. 
 
 
Masalın bittiği yerde hayat başlar ... Aşk Hikayeleri, Masalın bittiği yerde hayat başlar ... hikayesi, hikaye, hikayeler, hikaye net, turk hikaye, hikaye ozeti, hikaye com, sesli hikaye, hikaye türk, e hikaye, türkçe hikaye, hikaye bul, hikaye nedir, hıkaye, hıkaye net, HİKAYE,
 
Kullanıcı Kontrol Paneli
Özel Mesajlarınız
Arkadaşlarım Listesi - Düzenle
Profil Düzenle
İmza Düzenle
Avatar Düzenle
 
   
 

Sitemize reklam vermek veya sponsor olmak istiyorsanız lütfen Gülay Evci ile iletişime geçiniz.
Telefon : 0555 727 63 61

 

  Gönülçelen Forum v1.2.9, Coded by My Bulletin Board | Gönülçelen Portal GCP v2.1 Beta, Coded by Nurullah Okatan