Bir ıslıktır tutturmuş gidiyorum yarım saattir..Aynanın karşısında sıfatıma bakınıyorum..Sonra pekde biçimli olmayan kalas ayacıklarıma bakıyor gülüyorum..Pantolonum belimi tutmuyor, yerlerde geziniyor paçalarım..Hoş kemerim de var ama harbiden süs olsun die yani..
Dışarıda gene gezilesi bir hava var, gerçi daga yeni kar yağdı ama biraz güneşi göreyim hemen atlıyorum sazan gibi..Aslında millet çağırmasa çıkmazdım da bahanem olayor.. Evden çıkmışıım gidiyorum kimsenin umrunda değilim, arayan soran yok nasıl olsaa.. Çokta tınlamadan botlarımı giyip atkımı alıp çıkıyorum dışarı.. Kapının önünde bir yığın arkadaşım beni bekliyor.. Çoğu kafadan çatlak, basısı şizafrenik derecede dengesizz.Biliyorum onlarda benim için böyle düşünüyorlardır..Topluca bir yürüyüşe çıkıyoruz..Mekanımız her zaman ki gibi bakırköy , yine sahil boyu deniz..Patlamış mısır çay ve sadece sahilde içebildiğim, içtiğimde tiksinmediğim bir adet sigara...
Yolculuk boyunca gewezeliğimiz tavan yapıyor..Esprililerin bini bir hepsi aynı, ama ortamdayız güleceksin koçum yok öğle..İştahlı iştahlı bir şeyler sallamaya başlar yanıbaşındaki ve sen diğer arkadaşınla göz göze gelip salladığını anlar hafiften güler, içinden atma recep camlar kırılır dersin..Velhasıl iyi çocuktur bozmamak lazım, eyvallah dieceksin..Ama işkembesi sağlam çocuğun güzel sallıyor..
Bir diğer arkadaşımız yeni askerden gelmiştir, ayrıca benim ortaokuldan arkdaşım, aynı sınıftaydık aynı dayakları yediik, aynı derslerden firar edip maça gittik..O da kafayı yemiş ama zavallım..Askerliğini Ardahanın -25 derece soğuğunda yapınca çocuğun fevri dönmüş..Yola çıktığımızdan berii babasının sülalesine gazel okuyup duruyor..Bi türlü arabanın anahtarını vermediğinden dert yanıp durdu yol boyunca..Askerden geleli 2 ay olmasına rağmen kahve köşelerinden ayrılmıyor kardeşim.. Bizde olmasak kafayı yiyecek işte..
Herkesin hikayesi farklı farklı, bazısı keyfinden bazısıda zorunluluktan okumuyorlar..Aralarında üniversite okuyan bir ben birde beyhan die bir arkdaşımıs var..Çocukluğumuz beraber geçti sayılar..Misket oynayıp mahalleler arası maç yaptığım arkadaşlarım okulu bıraktıktan sonraki halleri ve tutumlarını gördükçe şükrediyorum..Ki ben hala okuyorum..Evin en düzensiz pasaklı asi çocuğu olsamda aileme karşı bi yanlışım olmadı, olamazda..
Böyle sohbetler içinde sahil kenarına geliyoruz..Nevalelerimiz hazır, herkes serdardan sigara kapma hevesinde, benim içmediğimi bildikleri için bana vermiyorlar, az biraz ilerde denizi seyrediyorum..Lanet olası meret burda güzel geliyor bana, ayda 1 taneye kadar içebilirim nede olsa deyip bende yakıyorum bir tane..Yanında patlamış mısırım ve çayımıda alıyorum tabi..
Koyu bir sohbet başlıyor gene ortamda..Hava güneşini sunmuyor artık, biraz rüzgarlıyor bizi..Herkes bir nefes çekiyor sigaradan, biri durmadan sevgilisyle mesajlaşıyor bütün gözler onda ne yazıyorsun, kime yazıyorsunlar bitmiyor iyice makaraya vuruyorlar işi..Sonunda ddayanamayıp kapatıyorum telefonumu..:) Ki suscak gibi değiller..
Bir diğeride ben henüz başlamışken ikinci sigarayı yakıyor..Denize doğru bakıp bir an ne işim var burda diye düşünüyorum..O anda hiiç bir şeyy umrumda olmuyor..Geldiğimizde dopdolu olan sahil akşama doğru ıssızlaşıyor..Gecenin denizide durgunlaşıyor..Masmvi gök karanınca denizde bütün gizemini saklıyor bizden, tam bir boşluk sanki önümüz..
Arada sırada küçük Alaattin lambalı kayıklar takılıyor gözümüze..Onların çıkardıkları motor sesine hasta olayorum..Her şeyin üzerine perde örtülmüş sanki tam bir durgunluk mayışma herkeste..
Yawaştan yavaştan kalktığımızda saat 10 u bulayor..Bu saatte otobüs kalmamıştır diyerekten atlıyoruz minibüse..Son durak olduğundan boş olan minibüsün arkasına sıralanıyoruz 5 kişi..Hepimizde bir uyku hali..Pamuk eller cebe diyerekten topluyorum paraları..Herkes birbirirnin omzuna yaslıyor başını..Feci bir yorgunluk ve uyku hali bu..Bende mayışıyoruum, beyhanın omuzlarına koyup kafayı yatıyorum..Eve varışımızda pekde kolay olmuyor, hepimiz aynı sokakta oturunca eve kadar yalpalaya yalpalaya yürüyoruz..
Eve varıyoruum, nasıl giderken yokluğumu farketmedilerse gelişimide farketmiyorlar..Anahtarı çevirip açıyorum kapıyı, millet uyumuş her yer karanlık..
Gayri ihtiyari mutfağa gidiyorum, bi elma işimi görüyor..Karanlıklar içinde üstüme bir battaniye alıp kıyafetlerimle zıbarıveriyorum..
diskopat
kısaltılmış şekli ancak bu kadar olayor..:yes::yes:
Dışarıda gene gezilesi bir hava var, gerçi daga yeni kar yağdı ama biraz güneşi göreyim hemen atlıyorum sazan gibi..Aslında millet çağırmasa çıkmazdım da bahanem olayor.. Evden çıkmışıım gidiyorum kimsenin umrunda değilim, arayan soran yok nasıl olsaa.. Çokta tınlamadan botlarımı giyip atkımı alıp çıkıyorum dışarı.. Kapının önünde bir yığın arkadaşım beni bekliyor.. Çoğu kafadan çatlak, basısı şizafrenik derecede dengesizz.Biliyorum onlarda benim için böyle düşünüyorlardır..Topluca bir yürüyüşe çıkıyoruz..Mekanımız her zaman ki gibi bakırköy , yine sahil boyu deniz..Patlamış mısır çay ve sadece sahilde içebildiğim, içtiğimde tiksinmediğim bir adet sigara...
Yolculuk boyunca gewezeliğimiz tavan yapıyor..Esprililerin bini bir hepsi aynı, ama ortamdayız güleceksin koçum yok öğle..İştahlı iştahlı bir şeyler sallamaya başlar yanıbaşındaki ve sen diğer arkadaşınla göz göze gelip salladığını anlar hafiften güler, içinden atma recep camlar kırılır dersin..Velhasıl iyi çocuktur bozmamak lazım, eyvallah dieceksin..Ama işkembesi sağlam çocuğun güzel sallıyor..
Bir diğer arkadaşımız yeni askerden gelmiştir, ayrıca benim ortaokuldan arkdaşım, aynı sınıftaydık aynı dayakları yediik, aynı derslerden firar edip maça gittik..O da kafayı yemiş ama zavallım..Askerliğini Ardahanın -25 derece soğuğunda yapınca çocuğun fevri dönmüş..Yola çıktığımızdan berii babasının sülalesine gazel okuyup duruyor..Bi türlü arabanın anahtarını vermediğinden dert yanıp durdu yol boyunca..Askerden geleli 2 ay olmasına rağmen kahve köşelerinden ayrılmıyor kardeşim.. Bizde olmasak kafayı yiyecek işte..
Herkesin hikayesi farklı farklı, bazısı keyfinden bazısıda zorunluluktan okumuyorlar..Aralarında üniversite okuyan bir ben birde beyhan die bir arkdaşımıs var..Çocukluğumuz beraber geçti sayılar..Misket oynayıp mahalleler arası maç yaptığım arkadaşlarım okulu bıraktıktan sonraki halleri ve tutumlarını gördükçe şükrediyorum..Ki ben hala okuyorum..Evin en düzensiz pasaklı asi çocuğu olsamda aileme karşı bi yanlışım olmadı, olamazda..
Böyle sohbetler içinde sahil kenarına geliyoruz..Nevalelerimiz hazır, herkes serdardan sigara kapma hevesinde, benim içmediğimi bildikleri için bana vermiyorlar, az biraz ilerde denizi seyrediyorum..Lanet olası meret burda güzel geliyor bana, ayda 1 taneye kadar içebilirim nede olsa deyip bende yakıyorum bir tane..Yanında patlamış mısırım ve çayımıda alıyorum tabi..
Koyu bir sohbet başlıyor gene ortamda..Hava güneşini sunmuyor artık, biraz rüzgarlıyor bizi..Herkes bir nefes çekiyor sigaradan, biri durmadan sevgilisyle mesajlaşıyor bütün gözler onda ne yazıyorsun, kime yazıyorsunlar bitmiyor iyice makaraya vuruyorlar işi..Sonunda ddayanamayıp kapatıyorum telefonumu..:) Ki suscak gibi değiller..
Bir diğeride ben henüz başlamışken ikinci sigarayı yakıyor..Denize doğru bakıp bir an ne işim var burda diye düşünüyorum..O anda hiiç bir şeyy umrumda olmuyor..Geldiğimizde dopdolu olan sahil akşama doğru ıssızlaşıyor..Gecenin denizide durgunlaşıyor..Masmvi gök karanınca denizde bütün gizemini saklıyor bizden, tam bir boşluk sanki önümüz..
Arada sırada küçük Alaattin lambalı kayıklar takılıyor gözümüze..Onların çıkardıkları motor sesine hasta olayorum..Her şeyin üzerine perde örtülmüş sanki tam bir durgunluk mayışma herkeste..
Yawaştan yavaştan kalktığımızda saat 10 u bulayor..Bu saatte otobüs kalmamıştır diyerekten atlıyoruz minibüse..Son durak olduğundan boş olan minibüsün arkasına sıralanıyoruz 5 kişi..Hepimizde bir uyku hali..Pamuk eller cebe diyerekten topluyorum paraları..Herkes birbirirnin omzuna yaslıyor başını..Feci bir yorgunluk ve uyku hali bu..Bende mayışıyoruum, beyhanın omuzlarına koyup kafayı yatıyorum..Eve varışımızda pekde kolay olmuyor, hepimiz aynı sokakta oturunca eve kadar yalpalaya yalpalaya yürüyoruz..
Eve varıyoruum, nasıl giderken yokluğumu farketmedilerse gelişimide farketmiyorlar..Anahtarı çevirip açıyorum kapıyı, millet uyumuş her yer karanlık..
Gayri ihtiyari mutfağa gidiyorum, bi elma işimi görüyor..Karanlıklar içinde üstüme bir battaniye alıp kıyafetlerimle zıbarıveriyorum..
diskopat
kısaltılmış şekli ancak bu kadar olayor..:yes::yes:
![]() |
Senelik Günlük.. adlı bu yazının tamamını ve yapılan yorumları okumak için tıklayın. |
|

