Ezine Geyikli bucağından Halil Helvacı anlatıyor:
1892 doğumluyum. Çanakkalede üç sene bulundum. 27. Alaydanım. Üç sene Seddülbahir ve Arıburnunda çarpıştım.Bir keresinde üç gün süngü harbi yaptık düşmanla. Üç günün sonunda yedi kişi kalmışız. Bizi çavuş yaptılar ve her birimize 10 ar tane er verdiler.
Bir gün Arıburnunda mevzilerden düşmana doğru ateş ediyoruz. Çekiyorum tetiği, çekiyorum, çekiyorum tüfek patlamıyor, ateş almıyor. Tüfek bozuldu herhalde, dedim. Bir arkadaş vardı yanımda ona dedim:
-Bak hele benim tüfek bozulmuş, ateşlemiyor.
Arkadaş bir baktı benden yana.
-Ne bozulmuşu yahu, senin parmak gitmiş, dedi.
Ben o zaman acısını duydum işte. Cız etti içim. Bir kurşun gelmiş, tetiği çektiğim parmağımı alıp götürmüş, orta yerinden.